YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 29 Haziran 2020

Temiz enerjide sürdürülebilir hedefler devam etmeli

  • Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), ‘Covid-19 Krizinin Temiz Enerji Gelişimi Üzerindeki Etkisi’ başlıklı makalesinde, koronavirüsün temiz enerji üzerindeki 10 etkisini değerlendirdi.

    Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), ‘Covid-19 Krizinin Temiz Enerji Gelişimi Üzerindeki Etkisi başlıklı yeni bir makale yayımladı. Pandeminin, dünyadaki enerji dönüşümü üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu, yatırımları engellediği ve temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaşmasını yavaşlattığı belirtilen makalede, temiz enerji alanındaki 10 kilit konu başlığı ele alındı. Covid-19 (Koronavirüs) krizi öncesi temiz enerji teknolojilerinin umut verici bir ilerleme kaydettiği ifade edilen yazıya göre; sürdürülebilir hedeflerin devam etmesi gerekiyor.

     

    İşte koronavirüsün temiz enerji üzerindeki 10 etkisi

     

    1.  Emisyonlarda yaşanan kısa vadeli azalma, sürekli bir düşüşü garanti etmiyor.

    Küresel salgın nedeniyle enerji kullanımı üzerinde ciddi etkileri olan sosyal ve ekonomik faaliyetler durma noktasına geldi. Bu durumun sonucu olarak küresel enerji talebinde 70 yılın en düşük rakamlarına ulaşıldı. Küresel emisyonların 2020’de, 2010’dan bu yana en düşük seviyelere inerek yüzde 8 azalması bekleniyor. Ancak emisyonlarda yaşanan bu düşüş, kısıtlamalar nedeniyle meydana geldiği için sevindirici bir sonuç olarak değerlendirilemiyor. Uzmanlara göre; geçmişte yaşanan krizler sonrasında ekonomiler normale dönmeye başladıkça, emisyonlar da eski seviyelerine ulaştı. Mevcut kriz sonrası da benzer bir durum yaşanması öngörülüyor. Uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmak için de tüm sektörlerde, akıllı ve iddialı hükümet politikalarına ihtiyaç duyuluyor.

     

    2. Yenilenebilir enerji kaynakları şu ana kadar dayanıklıydı ancak hükümet desteklerinin devam etmesi gerekiyor.

    Yenilenebilir enerji kaynakları şimdiye kadar koronavirüs krizi karşısında dayanıklılık gösterdi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel elektrik arzındaki payı, 2019’un ilk çeyreğinde (üç aylık dönem) yüzde 26 iken, 2020’nin aynı döneminde yüzde 28’e yükseldi. Ancak yaşanan bu gelişmeye rağmen, 2020’de yenilenebilir enerji kapasite artışının yavaşlaması bekleniyor. Küresel olarak 167 GW kapasite artışı olacağını öngören IEA’ya göre bu değer, 2019 yılından yüzde 13 daha az bir kapasite artışı anlamına geliyor. Bu nedenle hükümet teşviklerinin artırılması ve kapasite artışının korunması gerekiyor.

     

    3. Enerji verimliliği, teşvik planları ile desteklenebilir.

    Koronavirüs nedeniyle enerji verimliliği harcamalarında keskin bir düşüş yaşandı ve 2020 yılında bu harcamaların toplamda yüzde 10-15 azalması bekleniyor. IEA’ya göre böyle bir ortamda; bina, alt yapı ve teknolojilere yapılacak yatırımların teşvik edilmesi için politikalar üretilmesi çok önemli. Uzun vadeli bir verimlilik sağlanabilmesi için standartların korunması ve güçlendirilmesi gerekiyor. IEA, enerji verimliliği ile ilgili acil eylem planı önerilerini de yakında açıklamayı planlıyor.

     

    4. Düşük karbonlu elektrik üretimi kömürü geçti ancak yine de önemli ölçüde büyüme gerekiyor.

    Kriz döneminde yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji karışımındaki payı termik santralleri geçti. Ancak bu durum yenilenebilir kaynaklara yapılacak yeni yatırımlar için aynı anlama gelmiyor. IEA, 2020 yılında yenilenebilir kaynaklara yapılacak yatırımların yüzde 10 düşeceğini tahmin ediyor.

     

    5. Elektrikli otomobiller rakiplerini geride bırakıyor ancak bu durumun devam etmesi hükümet desteğine bağlı.

    2020 yılının ilk dört ayında küresel otomobil satışlarında eşi görülmemiş bir düşüş olmasına rağmen, erken veriler küresel elektrikli araç satışlarındaki artışın devam edeceğini gösteriyor. 2020’de küresel elektrikli araç satışlarının 2019 verilerini geçerek 2.3 milyona yaklaşması ve toplam elektrikli araç sayısının 10 milyona çıkması öngörülüyor. Bu alanda yaşanan gelişmelerin devam etmesi içinse hükümetlerin sübvansiyon ve alt yapı gibi alanlarda çalışmalarını devam ettirmesi öneriliyor.

     

    6. Akıllı politikalarla olumlu davranışsal değişiklikler teşvik edebilir.

    Kriz nedeniyle evden çalışma, çevrim içi alışverişin artması gibi bazı davranışsal değişimler yaşandı. IEA’ya göre bu davranışsal değişimlerin sürdürülmesi, temiz enerji dönüşümüne olumlu katkılar sağlayabilir. Hükümetlerin bisiklet ve toplu taşıma altyapısına doğrudan yatırımlar, güvenliği artırmak için trafik düzenlemelerindeki değişiklikler, daha verimli araçlara geçişi artırmak için hurda teşviki, kamu bilgilendirme kampanyaları ve fiyatlandırma politikaları gibi adımlar atmasının önemine dikkat çekiliyor.

     

    7. Ağır sanayi kaynaklı emisyonların azaltılması daha da zorlaşabilir.

    Mevcut kriz nedeniyle öncelikli olarak üretimi canlandırmaya ve şirketleri ayakta tutmaya odaklanılıyor. Ağır sanayideki uzun yatırım döngüleri göz önüne alındığında, geri kazanım dönemi boyunca yapılan yatırımlarda, düşük emisyonlu teknolojilere ve mevcut varlıkların performansına öncelik verilmesi gerekiyor. Aksi durumda, finansal zorluklar nedeniyle neredeyse hiç emisyon üretmeyen endüstriyel teknoloji projeleri gecikebilir veya iptal edilebilir. Bu durum, ağır sanayideki uzun vadeli emisyon azaltma çabalarını tehdit edebilir.

     

    8. Depolama ve hidrojen gibi yeni teknolojiler desteklenmeli.

    Hem enerji depolama hem de hidrojen; enerji sistemleri genelinde, emisyonların azaltılması için kritik bir teknoloji olarak değerlendiriliyor. IEA’ya göre; depolama ve hidrojenin ekonomik toparlanmaya katkı sağlaması için hükümetlerin öngörülü çalışması, titiz planlamalar yapması ve bu teknolojileri desteklemesi gerekiyor.

     

    9. Temiz enerji yatırımları, nispeten dayanıklı olsa da yine de dramatik bir artışa ihtiyaç duyuyor.

    IEA’nın Sürdürülebilir Kalkınma Senaryosu’na göre; yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği harcamalarının 2020’lerin sonuna kadar artması gerekiyor. Mevcut krizle ilgili belirsizliklere rağmen, temiz enerji alanında daha yüksek sermaye seviyelerine ulaşmak mümkün. IEA’ya göre güneş ve rüzgâr enerjisi, politika yapıcılar için en ucuz ve kısa yatırım döngülerine sahip alanlar.

     

    10. Sıfır emisyon hedefi için yeni adımlar gerekli.

    Dünya çapında düşük karbonlu enerji ar-ge (araştırma-geliştirme) çalışmaları için yapılan kamu harcamaları, 2019’da 25 milyar dolara yükseldi. Kurumsal ar-ge harcamaları 2019’da yüzde 3 artarak 90 milyar dolara çıktı ve bu değerin yüzde 60’ı düşük karbonlu teknolojileri geliştirmek için kullanıldı. IEA’ya göre bu gelişmelerin desteklenmesi başta kamuya bağlı iken, kurumsal yatırımlar ve teknolojik gelişmelerin de destek sağladığı bir pazar oluşturulması büyük öneme sahip.