YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 08 Ağustos 2019

Bayram için bavulunuzda taşıyabileceğiniz 10 çevre önerisi

  • Nice güzel anlar yaşayacağımız güzel gezegenimizde, her günün bayram tadında geçmesi dileğiyle mutlu bayramlar dileriz. 

    Rahat günlük hayatın streslerine ve koşuşturmasına mola verip bir tatile çıkmak hepimize iyi geliyor. Hepimizin dinlenmek için seçtiği bir yer var. Bazen o yer evimizin en köşesi bile olabilir. Ama genellikle, sıcak havaların da etkisiyle denize girebileceğimiz yazlık yerleri tercih ediyoruz. Ülkemizin güzel kıyıları da buna çok müsait. 3 yanı denizlerle çevrili güzel Türkiye’de herkese ve her keseye göre yazlık seçenekler var. Günübirlik veya uzun süreli...

    Fakat o güzel kıyılar, her uzun tatil sonrası neredeyse bir savaş sonrası görüntüye ulaşıyor.

    Oysa sevdiğimiz için orada değil miydik?

    Çok sevdiğimiz için tercih etmedik mi?

    Bir daha gitmez miyiz?

    Tatilinizde aklınızda bulunmasını önerdiğimiz 10 çevreci öneriyi sizler için sıraladık.

    1.    Çöpümüze sahip çıkalım.

    Plajlarda, piknik alanlarında ve bulunduğumuz her yerde çöplerimize sahip çıkmak zorundayız. Birileri gelip temizleyene kadar, rüzgarla, dalgayla denize karışan poşetler, artıklar olduğunu unutmayın. Çok pahalı ve hizmet kalitesi yüksek özel bir kulüpte bile, çöplerimizin uçuşmadan bir yerde durması bizim sorumluluğumuz. Bağımsız alanlarda ise görevimiz. En iyisi, hemen bir çöp torbası oluşturmak ve tüm gün onun içinde biriken çöpleri ayrılırken bir çöp tenekesine atmak.

    2.    Mıntıka temizliği güzeldir!

    Çantanızda bir kaç lastik eldiven bulundurun. Hele de çocuklarla, tüm gününüzü geçirdiğiniz sahilde, biraz da konunun önemiyle ilgili sohbet ederek, biraz sonra bir kuşun yem sanıp yemesine engel olmak için izmarit temizlemek bile bir katkıdır, zenginliktir, harika bir çevre atölyesidir. Meşrubatların teneke kapakları, şişeler ve daha neler neler çıkacak karşınıza!

    3.    Pet şişe yerine su matarası!

    Her an soğuk su içmek tabii ki yazın en önemli ihtiyacı ama su ihtiyacını karşılayacak termos özellikli bir matara, size gün içinde 3-5 pet şişelik tasarruf sağlar, çevresel katkı oluşturur.

    4.    Havlular bir kaç gün kullanılabilir!

    Otellerdeki havlular tek kullanımlık gibi kullanılıyor. Oysa evlerimizde bir havluyu kullanır kullanmaz yıkamayız. Bu yüzden otelde kalırken duş sonrası havluyu kurumaya bırakmak ve oda servisine değişmesini istemiyorum demek su kullanımı için bir katkıdır. Daha az su, deterjan, enerji ve emek kullanımı anlamına gelir.

    5.    Tarihi eserlerimiz en değerli varlığımız!

    Çevresel kirlilikten ve yanlış davranışlardan en çok nasibini alan yerler ne yazık ki ören yerleri ve tarihi eserlerin bulunduğu bölgeler. Oysa, bu konuda dünyanın en şanslı ülkelerinden biriyiz ve bizimle beraber yabancı ülkelerden gelen konuklarımız da bu özel mekanları ziyaret ediyorlar. Tarihi eserleri korumak, zarar görmelerine engel olmak sadece bir yurttaşlık değil, bir insanlık görevi. Çocukların bu bilinçle büyümesi de öyle...

    6.    Her şey dahil değil!

    Yenilen içilen her şeyin fiyata dahil olduğu otellerde korkunç bir savurganlık yaşanıyor. Yenmeyeceği halde tabağa doldurulan yemeklerden tutun, deneme yanılma gibi üst üste sipariş edilen ve içilmeyen içeceklere kadar... Açık büfe yemeklerin sonrasında oluşan atıklar, çevre için olmasa bile ekonomi için önemli bir israf. Ve aynı zincirin içindeki halkalar olarak hepimize zarar. Bu savurganlığa inanın her şey dahil değil, bedeli çok büyük. 

    7. Tek kullanımlık malzemelere sınır koyalım!

    Diş fırçasından, çatala kadar her şeyin tek kullanımlık olduğu bir dönemde, kullan at tipi malzemeye bir sınırlama getirmek, gezegenimiz için bir nefes daha anlamına gelir.

    8. Yeşil alanlara özel dikkat gerekiyor!

    Tüm dünyada, insanın sebep olduğu yangınlarla binlerce dönüm ağaçlı alan yara alıyor. Orman yangınlarının bir bölümü doğal sebeplerle, güneşin mercek etkisinden oluşuyor ancak  bu mercek etkisini yaratan da yine insan tarafından orada bırakılan cam parçaları... Nefesimizin kaynağı orman alanlarında, ağaçların ve orman sakinlerinin misafiri gibi davranmak, ormanı kendimize değil, kendimizi ve kendi ritmimizi ormana uydurmak bizim elimizde. İhtiyacımız da bu değil mi zaten?

    9. Yerel üreticilere destek olalım!

    Bir çok yazlık beldede üretimini içtenlikle yapıp, sürdürülebilir gıda konusunda katkı yaratan üreticiler var. Buz gibi bir kola değil de, buz gibi ev yapımı bir ayranı tercih etmek bile onlara destek olmak anlamına geliyor. Yerinden alacağınız her şey, orada üretiliyorsa yerel üreticiye destektir. El ve ev yapımı her ürün, ekonomiye kazandırılmış bir değerdir.

    10. Anda kalalım! Çünkü an bu an.

    Tüm koşuşturmalardan, yorgunluklardan sonra topraklanmanın, suya ayak basmanın, güneşi hissetmenin ve güzel yaz akşamlarının tadını çıkaracağınız anlara tutunun. Anda kaldığınız zaman, anın değerini ve elbette bulunduğunuz yerin değerini de farklı hissedersiniz. Çevreci olmak aslında tüm bunların farkında olmak ve kayıtsız kalmamak anlamını taşır.

    Nice güzel anlar yaşayacağımız güzel gezegenimizde, her günün bayram tadında geçmesi dileğiyle mutlu bayramlar dileriz.