YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 03 Şubat 2012

"Boş umutlar"

  • 01 Şubat 2012 Ntvmsnbc

    WWF Türkiye: "Çılgın rüyalar… Boş umutlar: Havzalar arası su transferleri..."

    WWF-Türkiye, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde, artan su talebini karşılamak için müthiş hayallerle ve büyük umutlarla girişilen havzalar arası su transferi projelerini mercek altına alıyor. Sosyal, ekonomik ve ekolojik etkiler göz ardı edilerek gerçekleştirilen havzalar arası su transferi projeleri, genellikle daha iyi çözümlerin önünü tıkayarak hezimetle sonuçlanıyor. WWF-Türkiye, konuya yönelik bir tartışma zemini yaratmayı ve karar vericilere yol gösterici olmayı amaçlıyor.

    Havzalar arası su transferleri artan su talebini karşılamak için çözüm gibi görülse de, çok önemli ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlara yol açıyor. Her havzanın su sorununun kendi içinde çözülmesi gerektiğini savunan WWF-Türkiye, bunun için havzayı kapsayan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye’de “100 yıllık rüya” diye tanımlanan Mavi Tünel’in 23 Aralık 2011 tarihindeki açılışı vesilesiyle WWF-Türkiye tarafından hazırlanan görüş bildirisi, havzalar arası su transferi gerçeğini, artılarını ve eksilerini ele alarak nesnel ölçütlerle inceliyor. WWF International’ın “Pipedreams? Interbasin Water Transfers and Water Shortages” adlı raporundan yararlanarak hazırlanan görüş bildirisi, dünyada ve Türkiye’de havzalar arası su transferi projelerinden alınan derslerden yola çıkıyor. Çalışma; su transferlerinin su kıtlığı çekilen bölgelere su temin etmekte çözüm olabileceğini, ancak bunun çok önemli sosyal ve çevresel maliyetleri olduğu sonucuna varıyor.

    Havzalar arası su transferleri nehir sistemleri arasındaki bağlantıyı kopardığı için birçok fiziksel ve biyolojik değişikliğe neden oluyor. Hidroelektrik enerji elde etmek ve tarımsal üretimi desteklemek amacıyla hayata geçirilen havzalar arası su transferi projeleri; plan aşamasında alternatiflerin değerlendirilmemesi, iklim değişikliğinin etkilerinin hesaba katılmaması ve yöre halkına yeterince danışılmaması yüzünden daha iyi çözümlerin üretilmesini engelliyor.

    Dünyada 364 tane büyük ölçekli havzalar arası su transferi projesiyle yılda 400 milyar m3 su yer değiştiriyor. 2020 yılına gelindiğinde ise bu rakamın 800 milyar m3’e çıkacağı tahmin ediliyor. WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar “Daha önce nehir ölçeğiyle sınırlı olan su transferleri artık daha uzun mesafeler kat ederek bir havzadan diğerine taşınıyor. Tıpkı son 50 yıla damgasını vuran baraj yapımı gibi, havzalar arası su transferi de ekonomiyi canlandırmak, yoksulluğa çare bulmak ve artan nüfusu beslemek için gereken su talebini karşılamakta hızlı ve etkili bir çözüm olarak görülüyor. Ancak, projelerin suyu alan ve veren havzalarda yaratacağı kısa, orta ve uzun vadedeki etkiler göz ardı ediliyor. Havzalar arası su transferi projeleri suyla ilgili sorunları çözmekten ziyade daha da karmaşıklaştıran yatırımlardır,” dedi.

    WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak “Ülkemizde en son Mavi Tünel Projesi’yle gündeme gelen ve Doğu Akdeniz Havzası’ndan alınacak suyla Konya Kapalı Havzası’nda 223.000 hektar alanın sulanmasını öngören havzalar arası su transferi projelerinin sosyal ve çevresel bakımdan sürdürülebilirliği kuşkuludur. Bu projeler, nehir akışında değişikliklere neden olarak tuzlanmaya, kıyı erozyonuna ve istilacı türlerin transferine neden olabilir. Tehlike altındaki sucul canlılara ve korunan alanlara çok büyük ekolojik maliyetler doğurabilir. Bu yüzden bu tarz projeler tasarlanırken Dünya Barajlar Komisyonu tarafından belirlenen ilkeler göz önünde bulundurulmalı, kapsamlı bir İhtiyaç Analizi ve Alternatiflerin Değerlendirilmesi yapılmalı; alternatifler değerlendirilirken su sorunu bütün nehir havzasını kapsayacak entegre bir planlamayla ele alınmalı ve öncelikle her havzanın sorunu kendi içinde çözümlenmelidir,” dedi.

    Haberin detayına ulaşmak için tıklayınız