YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 16 Mart 2011

Bir virüs gibi: Naylon!

  • 14 Mart 2011

    Naylon; çoraptan pede, tişörtten pantolona, okul formasından beslenme çantasına, bebek bezinden biberonuna kadar her yanımıza sızmış durumda.

    Ve her tehlikeli virüs gibi hızla yayılıyor. Çağa ayak uyduruyor, yakalanmak istemeyen bir katil gibi sürekli kılık değiştiriyor!

    Kimi zaman plastik su damacanası kılığına girerek zehirliyor bizi, kimi zaman naylon poşet olup deniz kuşlarını öldürüyor, balıkların cinsiyetiyle oynuyor. Bazen Bisphenol A (BPA) formunda kanseri azdırıyor, bazen de çatal, bıçak, tabak, bardak şeklinde kanımıza karışıveriyor. Hatta gecenin ilerleyen saatlerinde prezervatif  kostümüne bile bürünüyor.


    Hayykitap’tan çıkan Prof. Dr. Hamdi Temel’in yazdığı ‘Naylon Aşkı Öldürür’ kitabı, plastik maddeleri hayatımızdan çıkarmanın  yollarını anlatıyor.

     

    Üretim aşamasından evlere


    Bir petrol türevi olan polietilenden üretilen naylon poşetler ilk olarak 1955’de ABD’de kullanılmaya başlandı. 1970’den sonra tüm dünyaya hızla yayıldı, 1980’lerin sonunda Türkiye’ye geldi. Dünyada her yıl değişik boyutta, bir trilyon adedi aşan naylon poşet kullanılıyor. Bu torbalar için     250 milyon ton plastik kullanılıyor. Sadece ABD’de yıllık naylon poşet tüketimi 400 milyar taneyi buluyor.      Yeryüzünde çıkarılan petrolün yüzde 4’lük kısmı, plastik üretimi için kullanılıyor. Naylon poşet üretimi, petrol ve doğalgaz gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarının azalmasına ve çevre kirliliğine yol açıyor. Naylon poşetler aslında üretim anından itibaren dünya için tehdit oluşturuyor. Naylon poşet üretebilmek için 160-170 derecede eritilen plastikler makinelerden geçerek şekilleniyor. Bu poşetlerin doğada yok olabilmesi için karada ortalama 400, denizdeyse 800 yıl geçmesi gerekiyor. Plastik, petrol kökenli olduğu için kanserojen madde içeriyor. Poşetler, sadece kirlilik yaratmıyor, suyumuzu tüketiyor, göl ve nehirlerin akışını bozuyor, depolamada maliyetler oluşturuyor, doğal yaşam ortamlarına verdiği zararla nesli tehlike altın- daki türlerin varlığını tehdit ediyor.

     

    YAZAR KiMDiR?


    İlk ve orta öğretimini Sorgun’da tamamladı. 1988’de Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Bölümü’nden mezun olarak, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Bölümü’ne asistan olarak girdi. 1990-1996 yıllarında Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktorasını tamamladı. 2008’de profesörlüğe atandı.        70’i yurt dışı olmak üzere 75 yayımlanmış makalesi var. Çalışmaları ‘Wep  of Science’de 205 atıf aldı. Halen Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, vekâleten Dicle Üniversitesi Engelliler Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü ve Dicle Üniversitesi Araştırma Fonu Koordinatörlüğü görevlerini yürütüyor. Çevre Bilincini Geliştirme Derneği’ni kurdu.

     

    Türkiye’de durum ne?


    Sadece İstanbul’da yaklaşık üç bin market var. 15 milyonluk nüfusa sahip İstanbul’da her beş kişiden birinin günlük ihtiyaçlarını karşılamak için markete gittiğini ve üç poşetle çıktığını düşünürsek, günde 11 milyon 250 bin poşet tüketildiği ortaya çıkıyor.

    Isı ve ışıkla açığa çıkan ölüm

    Naylon poşetler karbon türevi olduğu için kimyasal değişimlere uğrayabiliyor ve zamanla petro-polimerler oluşturuyor. Bu da kanser dahil pek çok hastalığa  zemin hazırlıyor. Bu çözünmenin küresel ısınma kadar tehlikeli olduğu söyle-nebilir. Poşetlerin imhası sırasında da tehlikeli gazlar ortaya çıkıyor.


    Siyah poşet insan sağlığı açısından en ciddi tehdidi oluştu-ruyor. Bunlar, çöplerden toplanan, işe yaramaz diye atılan her türlü pis malzemenin; pet şişe, kova ve tıbbi atık gibi maddelerin tekrar işlenmesiyle üretiliyor. Poşetlere, atık maddelerin dönüştürülmesi sırasında şeffaflaştırma mümkün olmadığı için koyu tonlarda renklendirme yapılıyor. Bunun için de siyah boya kullanılıyor. Bu poşetlerdeki tehlikeli maddeler, içlerine koyulan sebze ve meyveyle insanlara geçiyor. Türk Gıda Kodeksi’ne göre gıda maddelerinin bu poşetlerde taşınması yasak.

    Denizlerdeki yaşamı  tehdit ediyor


    Dünyanın plastik çöplüğüne dönüşmemesinin en önemli nedeni, deniz diplerinin çöplük olarak kullanılması. Böylece 200 farklı deniz canlısının hayatı tehlikeye giriyor. Dünya Koruma Vakfı’nın araştırmasına göre, her yıl 100 binin üzerinde deniz canlısı, poşetleri yedikleri için ölüyor.

    Haberin detayına ulaşmak için tıklayınız

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu