YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 18 Şubat 2009

Karadeniz’de Çevrecilerin Önündeki Engel Çevre Bakanı!

  • 17.02.2009 Radikal

    iSTANBUL - Karadeniz’de kurulmak istenen hidroelektrik santralların ‘uyduruk’ raporlara dayanan mahkeme kararlarıyla engellendiğini savunan Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, Karadenizli çevrecileri kızdırdı. Asıl bakanlığın raporlarının ‘uyduruk’ olduğunu savunan dernekler, öfkeli.

    Karadeniz’deki hidroelektrik santral (HES) kavgası, hükümetin Türkiye’de özel sektör eliyle enerji atılımı yapmaya karar vermesiyle başladı. Ama Artvin’de 98, Rize’de 63 HES’in kurulması gündeme gelince, HES projeleri birer birer mahkemeye taşınmaya başladı. Rize İdare Mahkemesi’nden art arda iptal ve yürütmeyi durdurma kararları çıktı. Çevre Bakanı Veysel Eroğlu ise önceki gün gelişmeleri özetle şöyle değerlendirdi:

    “18-20 kurumdan ‘Mahsuru yok’ raporunu alıyoruz. ‘Şu tedbirler alınsın’ deniliyor, o tedbirleri ve şartları gözeterek santralları kuruyoruz. Birileri kalkıp ‘Bu yasak’ diyor. Neye göre yasak? Bütün devletin ‘uygun’ raporu verdiği bir yatırıma uyduruk bir raporla ‘Uygun değildir’ demek yanlıştır. Bunun altında art niyet aramak gerekir. HES’ler (enerji) ihtiyacımızı karşılıyor. Aynı zamanda bölgeye istihdam sağlıyor. Her HES’in başına birkaç kişi koyuyorsunuz, yüzlerce kişi buralarda çalışıyor. Barajlar balıkçılık, sanayi suyu, sulama suyu için en büyük ihtiyaç. Baraj yapılması bir zarurettir, bir mecburiyettir. Bir kere iklimi güzelleştiriyor.”

    Almanya’daki Weimar Üniversitesi’nde nehirlerin üzerine kurulacak barajların etkileri konusunda doktora yapan Ercan Ayboğa ise DSİ Genel Müdürlüğü koltuğundan Çevre Bakanlığı koltuğuna geçen Eroğlu’nun sözlerine itiraz etti.

    Ayboğa’ya göre HES’ler kuruldukları bölgeye güzellik ve istihdam sağlamıyor:

    “HES kurulduğu bölgede sosyal yapıyı değiştiriyor. Göç yaratıyor. Baraj yapımı ortalama beş yıl sürüyor. Yapımda 1000 kişi çalışıyor. Yapım bitince çalışan sayısı düşüyor. (HES’lerin yenilenebilir, temiz enerji sağlaması) Türkiye’deki barajların çoğu, jeolojik yapı nedeniyle 50-100 yıl sonra kumla doluyor. Kullanılamaz hale geliyor. (Baraj göllerinin balıkçılığı geliştirmesi) Baraj settir ve balıkların hareketini engeller. Fransa, İngiltere, ABD ve Kanada etrafındaki denizlerde somanlar vardı. Barajlar kurulunca balıklar kayboldu. Karadeniz’de de böyle bir şey söz konusu olabilir.”

    Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Ümit Şahin de Eroğlu’nun verdiği bilgilerin ‘yanıltıcı’ olduğunu savundu: “Evet, büyük baraj gölleri iklimi değiştirir ama bu güzelleştirdiği anlamına gelmez. (Ayrıca) Doğu Karadeniz’deki HES’ler barajsız HES’lerdir. Burada derenin kaynağına yakın bir yerden suyu alıyorlar, sonra yüksekten düşürüyorlar, bu nedenle dere yatağı kuruyor. Ekolojiye zarar veren, halkın istemediği bir şeye yenilenebilir demek demogojidir, halkı yanıltmaktır.”

    Yeşil Artvin Derneği’nden Avukat Bedrettin Kalın: Açıklamasını etik bulmuyoruz. Mahkemeye sunulan raporun bilimselliğini mahkeme takdir eder.

    İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi: Bu vadileri korumak kanuni zorunluluk olmasına rağmen havza planlaması yapılmadan 16 HES projesi İkizdere Vadisi’ne dayatıldı. Bakanlar Kurulu kararıyla turizm vadisi ilan edilen İkizdere’nin santrallarla yok edilmesini istemiyoruz.

    Fındıklı Derelerini Koruma Platformu Başkanı Hüseyin Acar: Bizim bir şey uydurduğumuz yok, uyduranlar onlar. Çağlayan ve Arılı vadilerinin sit alanı ilan edilmesini istedik. Bakanlık sit alanında HES’e onay verirse yöre halkı olarak bir kazma bile vurdurmayacağız.

    Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan: Sayın Eroğlu, herkesin aklını başına alması konusunda haklı! Bakan, bu açıklamalarıyla ülkemizin bir hukuk devleti olduğunu unutmuş, bilim insanlarını hiçe saymış, yurttaşlarını uydurma olarak nitelemiştir. Bu açıklamaları bilgisizliğine veriyoruz.

    http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=922147&Date=17.02.2009&CategoryID=85

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu