YUKARI

İklim Değişikliği

Eklenme Tarihi: 24 Aralık 2015

COP21 neleri kapsıyor?

  • Bu yılın en önemli iklim olayı COP21 tamamlandı. Peki yeni iklim hedefleri dünyayı nasıl etkileyecek?

    Yılın en önemli iklim gündemlerinden 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP21) yaklaşık iki hafta süren oturumların ardından 11 Aralık'ta tamamlandı. Zirve'ye katılan 195 ülkenin iklim hedeflerindeki ilerlemeyi düzenli olarak raporlama taahhütünü vererek üzerinde el sıkıştığı Paris Anlaşması, küresel ısınmayı 2°C’nin altında sınırlayarak iklim değişikliğini önlemeyi amaçlayan bir eylem planı ortaya koyuyor. Anlaşma, 2020'den itibaren geçerli hale gelecek. Bununlar beraber Paris Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi için toplam sera gazı emisyonlarının %55’ini oluşturan ve en az 55 ülkenin onaylaması gerekiyor. Anlaşma, 2016 yılı Nisan ayında onaya sunulacak.

    Global Compact Türkiye'nin hazırladığı bilgi notunda, Paris Anlaşması ve iklim hedeflerinin kapsamıyla ilgili detaylar yer alıyor:

    - Devletler uzun vadeli bir hedef olarak ortalama küresel sıcaklık artışının, sanayileşme öncesi dönemdeki seviyenin 1.5°C ile sınırlandırılmasına çalışılması üzerinde anlaşmaya vardı. Kalkınmakta olan ülkelerin emisyonlarını düşürmeleri için daha uzun zamana ihtiyaç duyulacağı için, önce küresel emisyonların olabildiğince kısa süre içinde tavan yapması ve ardından en gelişmiş bilimsel yöntemlerle hızlı bir şekilde azaltılması çağrısında bulunuldu.

    - Konferans öncesinde ülkelerin sunduğu ulusal iklim eylem planları dikkate alındığında, en iyi senaryoyla bile sıcaklık artışının 2°C altında tutulması mümkün olmuyordu.Oysa Paris Anlaşması, bu eylem planlarındaki hedefi çok daha iyi bir noktaya taşıdı.

    Farklılaştırma: Çerçeve sözleşmesinde bulunan kapasiteler ve ekonomik durumlar göz önüne alınarak “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar” maddesi anlaşma metninde yer aldı. Gelişmiş ülkeler maddi katkı yapmakla yükümlü iken, gelişmekte olan ülkelerin katkı yapması gönüllülük esasına bağlı.

    - Destek & İklim Finansmanı: Gelişmiş ülkeler, emisyonların azaltılması ve iklim değişikliğinin yol açtığı etkiler karşısında kalkınmakta olan ülkelerdeki dirençliliğin artırılması doğrultusunda iklim eylemini desteklemeyi sürdürecek. Kalkınmakta olan ülkelerde iklim değişikliğine uyuma yönelik sürekli ve geliştirilmiş uluslararası destek sağlanacak. Gelişmiş ülkeler, yeni bir ortak hedefin tespit edileceği 2025’e kadar yılda en az 100 milyar dolarlık destek hedeflerini sürdürme niyetindeler.

    - Ulusal Katkı Beyanları & Şeffaflık & Uyumluluk: Ortak hedefe ulaşılmasını için devletler, bilimsel gerçekler doğrultusunda daha iddialı hedefler belirlemek üzere her beş yılda bir, bir araya gelmeyi ve revize edilmiş ulusal katkı beyanlarını sunmayı kararlaştırdı. 

    - Kayıp & Zarar: Ülkeler erken uyarı sistemleri, acil durumlara hazırlık ve risk sigortası gibi farklı sahalarda işbirliğine gidecekler.

    Paris Anlaşması ve Türkiye

    Türkiye, Paris İklim Zirvesi öncesi iklim değişikliği ile mücadele bağlamında gönüllü olarak Ulusal Katkı Beyanını BM İklim Sekretaryasına sundu. Bu beyanda Türkiye, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını olağan seyir (business as usual) olan referans senaryodan %21 daha az artırmayı hedeflediğini belirtti. Uluslararası finansman desteği sağlandığı takdirde Türkiye’nin daha fazla emisyon azalımı sağlayabileceği planlanıyor.

    Paris Anlaşması, 2018 yılında tüm tarafların 2050 ve sonrasına yönelik uzun dönemli düşük karbonlu ekonomiye geçiş planlarını gösterecek ulusal katkı beyanlarını hazırlamalarını istiyor. Bu nedenle Türkiye’nin de 2030 yılına kadarki planlarını uzun dönemli olacak şekilde yeniden hazırlaması gerekiyor. 

    Tabii ki bu planda yer alacak hedefler özellikle enerji yoğun sektörler olmak üzere tüm iş dünyasını dönüştürecek. Yenilenebilir enerji, enerji ve kaynak verimliliği, çevre yatırımları pek çok sektörün en önemli gündem maddesi haline gelecek.