YUKARI

Çevre Koruma

Eklenme Tarihi: 24 Eylül 2015

Yaşayan Mavi Gezegen zor durumda

  • WWF’in yayınladığı Yaşayan Mavi Gezegen Raporu, iklim değişikliği ve aşırı avlanma nedeniyle deniz canlılarının karşı karşıya kaldığı tehlikelere dikkat çekiyor.

    WWF, geçtiğimiz hafta yayınladığı Yaşayan Mavi Gezegen Raporu ile denizlerdeki hayatın sürdürülebilirliğini mercek altına alıyor. Londra Zooloji Derneği (Zoological Society of London) araştırmacıları tarafından geliştirilen bir veri tabanı ve Yaşayan Gezegen Endeksi ile yapılan analizlere dayanan raporda, balık stokları kadar deniz canlılarına yaşam alanı olan mercan kayalıkları, mangrovlar ve deniz çayırları için de tehlike çanlarının çaldığı belirtiliyor.

    Bu tehlikenin arkasında, denizlerde görülen değişim yatıyor ve bu değişim tıpkı iklim değişikliği gibi birbirini tetikleyen süreçlerin art arda dizilmesiyle oluşuyor. Aşırı avlanmayla deniz canlıları azalıyor, madencilik gibi endüstrilerle denizler kirleniyor. Çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan hayata geçirilen kıyısal kalkınma projeleri sahil ve denizlere zarar veriyor. Küresel ısınmanın etkileri de boş durmuyor ve denizlerin ısısını yükselterek okyanusların asitlenmesine yol açıyor. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde ortaya çıkan zarar daha büyük oluyor: Kirlilik nedeniyle zarar görmüş ekosistem, aşırı avlanmanın yaralarını saramıyor veya küresel ısınmanın etkilerini bertaraf edemiyor.

    WWF, resim böyle olsa da hükümetler, iş dünyası ve sivil toplumun birlikte çalışmasıyla herkes için yaşayan bir okyanus yaratmanın mümkün olduğunu belirtiyor. WWF’in benimsediği Tek Gezegen Yaklaşımı, yeşil yatırımlar ve teşviklerden, gıda güvenliğiyle kaynakların adil yönetimine kadar farklı öneriler sunuyor. Buna göre toplumun farklı kesimlerine farklı roller düşüyor:

    - Ekosistem onarımıyla doğal sermayeyi korumak.
    - Sürdürülebilir balıkçılık ve sürdürülebilir turizmle daha iyi üretmek.
    - Sürdürülebilir deniz ürünleri, sorumlu turizm ve enerji verimliliğiyle daha akılcı tüketmek.

    Rapordan birkaç satırbaşı paylaşmak gerekirse...

    - Kişi başına düşen küresel balık tüketimi 1960’lardan 2012’ye kadar, neredeyse iki kat yükselerek, 9,9 kg’dan 19,2 kg’a çıktı.
    - Dünya balık stoklarının %29’u tüketildi.
    - Dünyadaki mercanların yarısı, tüm deniz çayırlarının üçte biri yok oldu.
    - Sıcaklıklar bu şekilde artmaya devam ederse, 2100’de okayanuslar 3 ila 5 derece daha sıcak olacak. Bu durumda 2050 itibarıyla mercan kayalıkları tamamen yok olacak.
    - Denizde yaşayan türlerin %25’inden fazlası mercan kayalıklarında yaşıyor.
    - Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişi mercan resiflerinin ekonomik, sosyal ve kültürel hizmetlerinden faydalanıyor.  
    - Mangrovlardaki ormansızlaşma, ortalama küresel orman kaybı oranından 3 ila 5 kat fazla.
    - Petrol ve gazın üçte biri açık denizlerden çıkarılıyor. Bu kaynaklar için yükselen talep derin deniz yataklarına olan ilgiyi artırıyor.
    - Son 20 yılda deniz trafiği en çok Hint Okyanusu ve Batı Pasifik’te olmak üzere 4 katına çıktı.
    - Her yıl 8 milyon ton plastik atık okyanuslara atılıyor.

    Raporu daha detaylı incelemek için lütfen tıklayın.