YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 17 Mart 2020

Böcek deyip geçmeyin!

  • Böcek dendiğinde içinizde oluşan rahatsızlık hissini bir kenara bırakmanın zamanı geldi. Araştırmalar, insanlar ve böceklerin yaşam döngülerinin birbirine bağlı olduğunu kanıtlıyor.

    Ekosistemin minik bireyleri olan böceklerin varlığı genellikle insanlar için rahatsız edicidir. Fakat böceklere farklı bir açıdan bakmayı öğrenme zamanımız geldi. Araştırmacılar, böcekler ve insanların yaşamlarının birbirlerine bağlı olduğunu birçok farklı çalışmayla ortaya koydu. Dünyadaki böcek popülasyonunun hızlı bir biçimde düşüyor olması, insanın gelecekte yaşama ihtimali olan yüzlerce sorunun bir habercisi niteliğini taşıyor.

    Yüzde 10’u yok oldu

    Dünya çapında 5.5 milyon civarında böcek türü olduğu düşünülüyor. Böcek popülasyonlarında ise her geçen yıl gözle görünür bir düşüş izleniyor. Bilim insanları bu düşüşteki en büyük etkinin insan faaliyetleri olduğunu savunuyor. Böcek kayıplarının nedenleri; tarım ve yapılaşma amacıyla doğal yaşam alanlarının yok edilmesi, tarımda pestisitlerin giderek daha fazla kullanılması, çok yönlü kirlilik, istilacı yabancı türler ve iklim krizi olarak sıralanıyor. Yapılan analizler, sanayi çağından bugüne dek böcek türlerinin yüzde 5 ila 10’luk bölümünün ortadan yok olduğunu gösteriyor. Oysa böcekler, bitkilerin dörtte üçünün tozlaşmasından ve çoğalmasından birinci derecede sorumlu olan tür. Vahşi tozlaştırıcılar arasında yer alan böceklerin popülasyonundaki düşüş, toplumların ve tüm ekosistemlerin devamlılığı için bir risk oluşturuyor.

    Zehri bahçenizden uzak tutun

    Doğal alanların korunması, inşaat ve tarım alanlarının sınırsızca açılmasının önlenmesiyle mümkün olabilir. Tarımsal ilaç kullanımına getirilecek sınırlamalar böcek nesillerinin devamı için umut olabilir. Kirlilik ve iklim değişikliği etkileri ise, önce hükümetler sonra kurumlar ve nihayetinde bireyler bazında eylemlerle hafifletilebilir. Kurumlar farkındalık çalışmalarında başı çekerken, hükümetler radikal düzenlemelerle tarım, arazi ve yapılaşma politikalarını sürdürülebilirliğe uygun hale getirmek için çaba sarf etmek zorunda. Bireyler ise, tüketici olarak doğal ürünlere yönelmek ve talebi artırmakla arz politikalarında büyük bir etki oluşturulabilirler. Böcek zehirlerinin evlerin bahçelerinden, çimenlerden uzaklaşması bile büyük fark oluşturabilir. Bahçenizin bir köşesinde bırakacağınız birkaç sıra odunun bile böceklerin çoğalması ve hayata fayda sağlaması için küçük bir yaşam alanı olabileceğini unutmayın.

    Tür ayrımcılığına son!

    Bilim insanları, böcek nesillerindeki tükenmeyi, memelilerin veya kuş türlerinin nesillerinin tükenmesi kadar ciddiye almamız ve sahiplenmemiz gerektiği konusunda görüş birliğindeler. Böcek dostu bahçelerle bireysel adımlarımızı çoğaltabiliriz. Bir diğer çözüm ise, insanların böceklere bakış açılarının daha küçük yaşlarda yanlış yönlendirilerek değiştirilmemesi. Uzmanlar, iki-üç yaşındaki çocukların böceklerden korkup iğrendiklerine tanık olmadıklarını, bu tepkilerin kültürle biçimlendiğine inandıklarını ifade ediyorlar.