YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 06 Şubat 2020

Enerjiye 20 yıllık bakış

  • MIT çatısı altında yapılan bir araştırma, küresel enerji ihtiyaçlarının önümüzdeki 20 yıl sonunda hangi noktaya geleceğine ışık tutuyor.


    Dünya ülkelerinin Paris Anlaşması gibi yaptırımlarla hayata geçirdiği enerji planları, dünyanın ihtiyacı olan iyileşmeyi oluşturmak için yeterli değil. Paris Anlaşması’nı imzalayan ülkelerin, sera gazı emisyonunu azaltmak üzere ortaya koydukları planlar da beklenen hıza ulaşmadı. İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hedef olarak gösterilen; ‘küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutma’ya yönelik tutarlı çalışmalar çok az ülke tarafından gerçekleştiriyor. MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Küresel Değişim Bilimi ve Politikası Ortak Programı Direktör Yardımcısı ile MIT Enerji Girişimi’nde kıdemli bir araştırma bilimcisi tarafından hazırlanan yeni bir araştırmayla, önümüzdeki yirmi yılın küresel enerji karışımı projeksiyonları üç başlık altında özetlendi.

    Fosil yakıtların payı düşüyor

    Araştırma; fosil yakıtların, küresel enerji karışımında bugün yüzde 80 olan payının, 2040’a gelindiğinde yüzde 73-76’ya düşeceğine işaret ediyor. Oranlardaki azalmaya rağmen, fosil yakıt hakimiyetinin devam edeceği düşünülüyor. 2 derece hedefi ile tutarlı senaryolarda, bu payın 2040 yılında yüzde 56-61’e düşeceği öngörülüyor. Rüzgâr ve güneşin payının ise 2040’ta yüzde 17-26’ya yükselmesi bekleniyor.

    CSS kritik önem taşıyor

    Çoklu senaryolar, dünyanın karbon yoğun enerji kaynaklarından uzaklaşmasının kömür kullanımını azaltacağını gösteriyor. Kömür kullanımının, karbondioksit yakalama ve depolama (carbon capture and storage-CCS) teknolojisi ile birleştirilmediği sürece sürdürülebilir bir geleceği olmayacağını ortaya koyuyor. Kısa vadeli projeksiyonların çoğu, önümüzdeki 10-15 yıl içinde CCS’de büyük ölçekli bir artış göstermiyor. Doğal gaz tüketiminin önümüzdeki 20 yıl içinde artacağı ancak CCS olmadan düşeceği düşünülüyor.

    Rüzgâr ve güneş potansiyeli yüksek

    Araştırma; güneş ve rüzgâr enerjisinin gelişmeyi sürdüreceğini ancak depolama zorluklarının devam edeceğini gösteriyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinin önümüzdeki yıllarda başarıya ulaşacağına işaret edilen araştırmada, bu olumlu görünümün maliyetlerin düşmesinden, kesintili, uzun vadeli enerji depolama zorluklarının giderilmesinde araştırma ve yeniliğin artmasından kaynaklanacağı vurgulanıyor.

    Kaynak: Phys.org