YUKARI

Sürdürülebilir Kalkınma

Eklenme Tarihi: 21 Mart 2018

Dünya Su Günü özel: Su verimliliğiyle fark yaratın

  • Yaşam kaynağımız su her geçen gün daha değerli hale gelirken, sürdürülebilir bir geleceğin en önemli yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor.
     

    Bugün, Dünya Su Günü. 7 Aralık 1972’de Apollo 17 ekibinin uzaydan çektiği dünya fotoğrafı pek çoğumuzun gözünün önüne rahatlıkla gelebilir. Bu fotoğrafa Blue Marble (Mavi Bilye) denmesinin son derece makul bir gerekçesi var: Dünyamız, %71’i suyla kaplı, masmavi bir gezegen. Yine de bu maviliğe aldanmamakta yarar var. Zira yeryüzündeki suyun %97’si tuzlu deniz ve okyanus sularından oluşuyor. Sadece %3’lük bir orana sahip tatlı suyun büyük kısmı da dağ buzulları ve kutup buzu formunda. Özetle, yeryüzündeki su kaynaklarının yaklaşık %0,3'ü kullanılabilir durumda.
     
    Rakamlardan da anlaşıldığı gibi yaşam kaynağımız su, bırakın şiirdeki gibi “bedava” olmayı, çok kıt ve bir o kadar kıymetli. Sabah kalktığımızda yüzümüzü musluklarımızdan akan suyla yıkayabiliyor olmak bile büyük bir şans. Çünkü BM verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar insanın güvenilir içme suyu hizmetlerine erişimi yok. Kuraklıksa, 110 ülkede yaşayan 1,9 milyar insanın hayatını tehdit ediyor ve bu rakamın 2050'ye kadar 3 milyara çıkması bekleniyor.
     
    Ülkemiz özelinde bakınca da tablo pek parlak değil: Türkiye su zengini bir ülke olarak kabul edilmediği gibi, artan nüfusu, gelişen sanayisi ve hızla büyüyen kentleriyle ülkemizin 2030 yılında su sıkıntısı çeken bir ülke olacağı tahmin ediliyor. 
     
    Ekonomik büyüme ve hızla yükselen nüfusla son 50 yılda üçe katlanan küresel su tüketiminin önümüzdeki 10 yılda, gelişmekte olan ekonomilerde %50, gelişmiş ekonomilerdeyse %18 oranında artması bekleniyor. Özetle, suya olan ihtiyacımız her geçen gün artıyor.
     

    Peki, bu kadar su nerede kullanılıyor?

    Su tüketimi evsel, tarımsal ve üretimsel olarak üçe ayrılıyor. Evsel tüketimde su tesisatı, beyaz eşya, armatür ve rezervuarlarda değişiklik yapmak tasarruf anlamında olumlu sonuçlar veriyor. Tarımsal üretimde damla sulama gibi yöntemlerin kullanılması hem su tasarrufu sağlıyor hem de toprakların tuzlanmasını ve erozyonu önlemiş oluyor.
     
    Üretimde kullanılan sudan yapılacak tasarrufsa, zincirleme bir etki ortaya çıkarıyor. Su, üretimde en önemli girdilerden birini oluşturuyor. Bir sayfa kağıt üretmek için 10 litre su tüketiliyor. 500 gram plastiğin sudaki ayak iziyse tam 91 litre. 2000-2050 yılları arasında üretimde kullanılan suya olan talebin yaklaşık %400 artması bekleniyor. Bu nedenle üretimde suyun sürdürülebilir kullanımını hedefleyen çalışmalar büyük önem taşıyor.
     
    Su verimliliği projeleri denince akla, atık su arıtımı ve yeniden kullanımı, yağmur suyunun toplanması, makine ekipman parkının modernizasyonu ve bakımı, su tasarruflu musluk ve tesisat malzemelerinin kullanılması gibi başlıklar geliyor. Üstelik bu tip projeler, üretim sürecindeki pek çok farklı alanı tetiklediği için önemli oranda katma değer sağlıyor. Su verimliliği projeleriyle, enerji maliyeti, hammadde kullanımı ve onarım masrafları azalırken, sera gazı salımında da düşüş görülüyor. Tüm bu çalışmalar sonucunda üretim sürecinde sağlanan verimlilikle, daha çok ve daha kaliteli ürün ortaya çıkıyor.
     
    Suyu en çok kullanan sektörler arasında gıda, içecek, tekstil, tarım, enerji üretimi, denizcilik, eğlence ve üretim gösteriliyor. Bu sektörlerdeki pek çok yenilikçi verimlilik uygulamasıyla suda farklı oranlarda tasarrufa gidilebiliyor. Örneğin bazı büyük içecek şirketleri üretim tesislerinde kullanılan suyu son 10 yıldır sürekli azaltıyor. Sanayi kuruluşları, sıfır su hedefli üretim modelleri geliştiriyor. 500 odalı bir turizm tesisinde yüzme havuzu, duş ve lavabolarda kullanılan suyun arıtılarak sulama ve soğutma kulesi gibi alanlarda yeniden kullanılmasıyla her yıl yaklaşık 30.000 m3 su tasarruf edilebiliyor. Büyük ölçekli bir kimya üretim tesisinde otomatize sistemler ve yüksek teknolojiye sahip ekipman kullanımına geçilerek elde edilen yıllık su tasarrufu 130.000 m3 seviyelerine ulaşabiliyor. 
     
    Üretim, tüketim ve daha önemlisi yaşam için suyun önemi ortada. Hayatın her alanını bu değerli varlığın sürdürülebilirliğine göre organize etmek gerekiyor. Çünkü hem sürdürülebilir bir gelecek kurmak hem de daha az kaynakla daha çok üretmek suyun akıllı kullanımına bağlı.

    Dünya Su Günü'nüz kutlu olsun...