YUKARI

Enerji

Eklenme Tarihi: 18 Ağustos 2017

Sütaş'ın inekleri elektrik üretmeye başladı

  • Sütaş yakında ihtiyacı olan tüm enerjiyi çiftliklerindeki gübre ve fabrikalarının organik atıklarından üretecek. 

    Süt ve süt ürünleri üreticisi Sütaş, tüm enerjisini kendi atıklarından elde etme hedefine ilerliyor. Bugüne kadar yaptığı 42 milyon dolar tutarında yatırımla toplam 17,1 megavat saat (MWh) elektrik, 16 megavat termal (MWt) buhar ve sıcak su üretim kapasitesine ulaşan şirket, 2020 yılına kadar enerji ihtiyacının yüzde 100’ünü çiftliklerinin gübrelerinden ve fabrikalarının organik atıklarından üretmeyi hedefliyor. 

    Bugüne kadar bu alanda yaptıkları çalışmaları ve sürdürülebilirlik hedeflerini Hürriyet gazetesinden Merve ERDİL'e anlatan Sütaş Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, Sütaş'ın 2013 yılından bu yana geri kazanım ve yenilenebilir enerji üretim faaliyetleri gerçekleştirdiğini; çiftliklerinin gübreleri ve fabrikalarının organik atıklarını biyogaza çevirerek, elektrik, sıcak su ve buhar elde ettiğini anlatıyor. Bu kapasiteyle bugün elektrik ihtiyacının yüzde 87’sini, ısı ihtiyacının da yüzde 18’ini ürettikleri yenilenebilir enerjiyle karşıladıklarını söyleyen Yılmaz, “2020’ye kadar enerji ihtiyacımızın tamamını çiftliklerimizin gübrelerinden ve fabrikalarımızın organik atıklarından üretmeyi ve bu sayede 10 milyon ağaca eş değer sera gazı azaltımı gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz” açıklamasını yapıyor.

    Hem gübre hem enerji
    Gübreden biyogaz için kendi içlerinde “temizleyen enerji” dediklerini söyleyen Yılmaz, “Eğer bu gübreleri ya da hayvan dışkılarını kontrol altına alamazsan bu metan gazı yayıyor. Karbondioksitin yaklaşık yirmi katı kadar fazla etkisi var atmosfere. İkincisi, içerisindeki birtakım zararlı mikroorganizmalar toprağın bozulmasına sebep oluyor. Üçüncüsü; eğer bu suyla karışırsa yer altı su kaynaklarına zarar verebiliyor. Ama biz biyogaz tesisiyle atmosfere zararlı metan gazını yok ettiğimiz gibi, aynı zamanda bu diğer taraflarını yok ediyoruz. Enerji üretmek çok önemli bir şey ama onun dışında bu katı atığı çok faydalı bir gübre haline getiriyoruz. Hayvan dışkısının metan gazı alınıyor, o fermantasyon sürecinde bütün içindeki zararlı mikroorganizmalar yok oluyor ve toprağa çok faydalı bir gübre haline geliyor. Bu yaklaşımla, 2016’da biyogaz tesislerimizde işlediğimiz gübreleri minerallerle zenginleştirdiğimiz ‘organomineral’ gübre üretimine de başladık. Çiftliklerimizin gübrelerinden enerji ürettikten sonra oluşan çıktıdan da ineklerimizin beslendiği yem bitkilerini yetiştirdiğimiz topraklarda kullanılmak üzere organomineral gübre üretiyoruz. Gübremizi şu anda sadece kendi üreticilerimize satıyoruz, üretim miktarımız yılda 6 bin ton. 2020’ye kadar yılda 100 bin ton organomineral gübre üreteceğiz. Ülke olarak kimyasal gübrelerden kurtulmamız önemli. Türkiye’nin ekilebilir arazilerinin yüzde 64’ünün içindeki organik madde organı yüzde 2’nin altında” şeklinde konuşuyor. 

    Üreticilerin gübreleri de alınıyor
    Şu anda en büyük yatırım hedeflerinin hep enerjide olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bunları daha çoğaltmalıyız diye düşünüyoruz. Enerji tesislerimizi ilk kurduğumuzda kapasitelerimiz biraz daha kendi inek çiftliklerimizin gübrelerinden faydalanalım, entegrasyonu bu tesis içerisinde bırakalım gibiydi. Şimdi süt üreticilerinin de gübrelerini almaya başladık” diyor. 

    Atıkların çevreye olan etkisini en aza indirmek amacıyla geri kazanım ve yenilenebilir enerjiye odaklandıklarını söyleyen Yılmaz, “Aksaray’daki tesisimizin elektriğinin yüzde 92’si, tüm Sütaş’ın elektriğinin yüzde 87’sini üretiyoruz. Biyogaz tesisimizden çıkan ısı enerjisini fabrikalarımızda buhar ve sıcak su olarak geri döndürebiliyoruz. Dolayısıyla ısı ihtiyacımızın bir bölümünü de sağlıyoruz. Yatırımlarımız tamamlandığında tesislerimizde yenilenebilir enerji üretirken, günde 6 bin 500 ila 8 bin ton arasında atık işleyeceğiz” diyor.

    Hürriyet gazetesinden Merve ERDİL'in yaptığı haberin tamamına ulaşmak için lütfen tıklayın.