YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 30 Nisan 2020

Koronavirüs önlemleri iklim dostu olmalı

  • Telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen Berlin Uluslararası İklim Zirvesi’nde konuşma yapan liderler, koronavirüs sonrası alınacak ekonomik önlemlerin çevreye saygılı ve iklim dostu olmasının önemine dikkat çekti.

    Koronavirüs salgınından sonra gerçekleşen ilk uluslararası iklim zirvesi 27-28 Nisan’da telekonferans yöntemiyle yapıldı. Zirvede konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri AntonioGuterres ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in elçisi Huang Runqiu, “Koronavirüs ile mücadele kapsamında sağlanan ekonomik iyileştirme programları, çevreye ve Paris İklim Değişikliği Anlaşması’na saygılı olmalı” çağrısı yaptı. 

     

    2020 uyarısı dikkate alınmalı

    ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, 2020 yılının, kaydedilen en sıcak yıllardan biri, hatta en sıcağı olabileceği uyarısında bulunmuştu. Liderler, iklimle ilgili gerçekleri anımsatarak koronavirüs salgını sonrası için yapılan planları, emisyon artışına neden olmayacak şekilde gerçekleştirmeye davet etti. Almanya Başbakanı Angela Merkel koronavirüs salgınının, uluslararası iş birliğinin önemini ve devletlerin refahının diğer devletlerin refahıyla ilişkili olduğunu gösterdiğini söyleyerek, “Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Avrupa Yeşil Düzeni ile bir yol haritası çizerek geleceğe ışık tutuyor. Avrupa, 2050 yılı itibarıyla iklim nötr hedefine ulaşan ilk kıta haline gelecek. Bu nedenle, 2030 yılına kadar AB’nin sera gazı emisyonlarının, 1990’daki seviyelerine kıyasla yüzde 50-55 azaltılması hedefini memnuniyetle karşılıyorum” dedi. Merkel, iklim değişikliğine karşı mücadeleyi, yeni ekonomik perspektifler ve iş olanaklarıyla destekleyeceklerini belirterek şöyle konuştu: “Fon tahsisi konusunda zor bir tartışmanın bizleri beklediğini belirtmem gerekiyor. Ancak kurtarma programlarının iklimi daima göz önünde bulundurması önem arz ediyor. İklimi ikinci plana atmamalı, iklim dostu teknolojilere yatırım yapmalıyız.”

     

    Aşırı hava olayları mola vermiyor

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson adına konuşmayı gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Dominc Raab ise, “Bizler başka konuları öncelik sırasına koyarken, aşırı hava olayları mola vermiyor. Bu ay Harold Kasırgası’nın Güney Pasifik’te oluşturduğu hasarda gördüğümüz gibi, dünyanın en savunmasız toplumları acı çekmeye devam ediyor. Koronavirüs tehdidi şu an ciddiyetini korusa da bu tehdidin gerilemeye başlayacağı dönem gelecek” dedi. Ulusların karantina döneminden çıktıklarında, ekonomilerini canlandırmaya başlayacaklarını hatırlatan Raab sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum gerçekleştiğinde, ekonomilerin gelecekte oluşabilecek zorluklara dayanıklı şekilde canlandırıldığını ve inşa edildiğini görmek, her sorumlu hükümetin görevi olacak. Bu; iklim değişikliğinin gidişatını değiştirebilecek sanayi ve altyapılara yatırım yapmak anlamına geliyor. Ekonomilerimizin, her türlü doğa olayına ve doğal sürece dirençli şekilde dayanıklılığını artırmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Emisyonları azaltmak ve ekonomimizi büyütmek arasında bir seçim yapma şansımız yok. İngiltere bu ikilemin aşılmasına son 10 yıldır destek veriyor.”

     

    G20 ülkeleri taahhütlerini gerçekleştirmeli

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise İklim Değişikliği Taraflar Toplantısı başkanlığını üstlenen Şili’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkenin Ulusal Katkı Beyanları’nı (NDC) güçlendirdiğini belirtti. Guterres şöyle devam etti: “114 ülke yakın zamanda beyanlarını sunacağını açıkladı. 121 ülke 2050 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdü verdi. İklim kriziyle mücadele etmenin temelinde, emisyon artışına sebep olanlar yatıyor. G20 ülkelerinin; küresel ekonominin yüzde 85’inden fazlasını oluşturduğunu ve küresel emisyonların yüzde 80’inden fazlasından sorumlu olduğunu unutmayalım. Bu ülkeler, 2050 yılında karbon nötr olma taahhüdü vermeli. Paris Anlaşması büyük ölçüde ABD ve Çin’in katılımıyla mümkün oldu. Emisyon artışından sorumlu olanların katkısı olmadan, tüm çabalarımız yetersiz kalacak.”

     

    Çin iş birliği taahhüdü verdi

    Çin’in Ekoloji ve Çevre Bakanı Huang Runqiu ise, “Çok taraflılığın önemli destekçilerinden olan Çin, Paris Anlaşması’nın tam, dengeli ve etkin şekilde uygulanmasını sağlamak için diğer ülkelerin arasına katılacak. Proaktif iklim değişikliği ulusal stratejimizi uygulamaya koyarak küresel iklim değişikliğini ele almak için iş birliğine katkı sunacağız” dedi.

     

    Yüksek emisyona sahip ülkeler sorumluluk almalı

    Az gelişmiş ülkeleri temsilen Butan Dışişleri Bakanı Dr. Tandi Dorji de küresel emisyonlardaki herhangi bir düşüşün, iklim taahhütleriyle desteklenmediği sürece bir anlam ifade etmeyeceğini ve uzun vadeli olmayacağını hatırlatarak şunları söyledi: “Bu yıl, yüksek emisyona sahip ülkelerin, NDC’lerini (Yeni Dağıtım Kabiliyeti) sunarken ya da güncellerken mümkün olduğunca iddialı olmaları gerekiyor. Bu durum aynı zamanda Paris Anlaşması uyarınca gerekli adil sorumluluk ilkesini de temsil edecektir.”