YUKARI

TSKB'den Haberler

Eklenme Tarihi: 23 Ağustos 2019

TSKB, UNEP FI “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”nin Kurucu İmzacılarından Oldu

  • TSKB, BM Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından hayata geçirilen ve bankacılık sektörünün sürdürülebilir gelecek inşasındaki rol ve sorumluluklarını belirleyen “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”ne (Principles for Responsible Banking) kurucu imzacı olarak katıldı.

    Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) ve toplam aktif büyüklükleri 17 trilyon ABD dolarını aşan 30 üye global bankanın ortak çalışması sonucu belirlenen “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”ne (Principles for Responsible Banking) kurucu imzacı (Founding Signatory) olarak katıldı.

    Bankacılık sektörünün sürdürülebilir gelecek inşasındaki rol ve sorumluluklarını belirleyen “Sorumlu Bankacılık Prensipleri” ile bankacılık sektörünün Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Prensipler dahilinde bankacılık sektörüne strateji, portföy ve işlemler gibi her kademede ve her faaliyet alanında sürdürülebilirliği gözeten kapsamlı bir çerçeve sunuluyor.

    Temmuz ayı itibarıyla tamamlanan ve UNEP FI tarafından duyurulan Sorumlu Bankacılık Prensipleri, 22 Eylül 2019 tarihinde New York’da tüm dünyadan destekçi bankaların üst düzey temsilcilerinin katılımlarıyla gerçekleştirelecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında lanse edilecek.

    Sorumlu Bankacılık Prensipleri’nin; uyum, etki ve hedef belirleme, müşteriler, paydaşlar, yönetişim ve kültür, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmak üzere altı alana odaklandığının bilgisini veren TSKB Genel Müdürü Suat İnce, “Kurulduğumuz günden itibaren ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için var gücümüzle çalışıyor, tüm faaliyetlerimizi küresel ölçekte kabul edilmiş sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde hayata geçiriyoruz. İmzacısı olduğumuz “UNEP FI Sorumlu Bankacılık Prensipleri” de bu alandaki taahhütlerimizi güçlendirmesi açısından büyük öneme sahip” dedi.

    “Sorumlu Bankacılık Prensipleri, sürdürülebilir bir geleceğin inşasında itici güç niteliğinde”

    Finans sektörünün çevresel ve sosyal dönüşümdeki güçlü etkisine dikkat çeken İnce, bu tür taahhütlerin sürdürülebilir bir geleceğin inşasında itici güç niteliğinde olduğunu belirtti. İnce, şöyle devam etti: “TSKB olarak büyük bir sorumluluk bilinciyle, en başından beri ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasının en büyük destekçisi olduk, olmaya devam ediyoruz. Bu anlayışla bugün bankamızın toplam kredi portföyünün yaklaşık %73’ü yenilebilir enerji, enerji ve kaynak verimliliği, çevre yatırımları, kadın istihdamı ve iş sağlığı ve güvenliği, kalkınmada öncelikli bölgelerin desteklenmesi gibi sürdürülebilir finansman temalı kredilerden oluşuyor. TSKB olarak entegre bir bakış açısıyla kredi sağladığımız her projeyi sadece bir bankacılık işlemi olarak değil, ülke kalkınmasına ve küresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan bir yapı taşı olarak görüyoruz. Bütün karar ve hedeflerimizi sürdürülebilirlik konusunda bütüncül bir bakış açısıyla belirliyoruz. Kredilendirme ve danışmanlık alanında sunduğumuz hizmetlerin yanı sıra kurum içindeki sürdürülebilirlik uygulamalarımızla da Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine katkıda bulunuyor, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekliyoruz.”

    2016’da Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki ilk “Yeşil/Sürdürülebilir Tahvil”ini ihraç ettiklerini belirten İnce, 2017 yılında ise dünyada bir ilke daha imza atarak, gelirleri çevresel ve sosyal projelerin finansmanında kullandırılan, Sermaye Benzeri Sürdürülebilir Tahvilin uluslararası piyasalardaki ilk örneğini ihraç etme başarısını ortaya koyduklarını belirtti.

    TSKB’nin aynı zamanda UNEP FI’a üye olan ilk Türk bankası olduğunu hatırlatan İnce, “Sürdürülebilir kalkınmaya destek misyonumuzu uluslararası inisiyatiflerle sürdürdüğümüz iş birlikleriyle daha da güçlendiriyoruz. Karbon Saydamlık Projesi’ne (CDP-Carbon Disclosure Project) başladığı yıldan bu yana katılım gösteriyoruz. Ayrıca, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması’nın (GRI-Global Reporting Initiatiative) organizasyonel üyesi ve Birleşmiş Milletler “Global Compact”a üye ilk Türk kalkınma ve yatırım bankası konumundayız” dedi.

    TSKB’nin bugüne kadar sürdürülebilirlik alanında pek çok farklı bildirge ve prensibin imzacısı olduğunu belirten İnce, bunları şöyle sıraladı: “IDFC tarafından oluşturulan iklim deklarasyonu, Avrupa Uzun Vadeli Yatırımcılar Birliği üyeleri tarafından COP21 kapsamında oluşturulan düşük karbon ekonomisine geçiş bildirgesi, WEPs-Kadının Güçlenmesi Prensipleri, EBRD ile UNEP FI ortaklığında gerçekleştirilen enerji verimliliği ortak bildirisi ve Global Compact Türkiye-Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi imzacısı olduğumuz diğer uluslararası taahhütler. Son olarak, kurucu imzacı olarak yer aldığımız UNEP FI Sorumlu Bankacılık Prensiplerinin tamamı ise uzun yıllardır kurum kültürümüzün parçası haline gelmiş, hâlihazırda uyguladığımız ilkeler durumunda.”

    Sorumlu Bankacılık Prensipleri:

    1. Uyum

    İş stratejilerinin, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Paris İklim Anlaşması ve ilgili ulusal ve bölgesel çerçevelerde belirtildiği gibi, bireylerin ihtiyaçlarına ve toplumun hedeflerine uygun olacak ve katkıda bulunacak şekilde uyumlu hale getirilmesi

    1. Etki ve Hedef Belirleme

    Faaliyetlerden, ürünlerden ve hizmetlerden kaynaklanan olumsuz etkilerin, insanlara ve çevreye karşı risklerin azaltılarak olumlu etkilerin sürekli artırılması. Bu amaçla, yüksek etkili hedeflerin belirlenip paylaşılması.  

    1. Müşteriler

    Sürdürülebilir uygulamaları teşvik etmek, mevcut ve gelecek nesiller için ortak refah yaratan ekonomik faaliyetleri mümkün kılmak üzere faaliyetlerin müşterilere karşı sorumluluk bilinciyle hayata geçirilmesi.

    1. Paydaşlar

    Toplumsal hedeflere ulaşmak için proaktif ve sorumlu bir şekilde ilgili paydaşlarla istişarelerde bulunmak.

    1. Yönetişim ve Kültür

    Etkin yönetişim ve sorumlu bir bankacılık kültürü ile bu ilkelere bağlılık göstermek.

    1. Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik

    İlkelerin bireysel ve kolektif olarak ne kadar uygulandığının periyodik olarak gözden geçirilmesi, olumlu ve olumsuz etkilerinin, toplumun hedeflerine katkısının şeffaf şekilde ölçülmesi.