YUKARI

Sürdürülebilir İş

Eklenme Tarihi: 05 Nisan 2017

Ülkem İçin: Toplumsal cinsiyet eşitliği için önyargılar ortadan kalkmalı

  • Toplumsal cinsiyet eşitliği için her seviyede ve her iş kategorisinde eşit temsil hedefleyen Koç Holding, geleneksel rol dağılımına yönelik algıları ortadan kaldırmaya ve toplumsal cinsiyete duyarlı iş yerleri oluşturmaya odaklanıyor. Bu kapsamda 95 bin çalışan, 10 bin bayi ve tedarikçilerine yönelik farkındalık programları düzenliyor, başarılı örneklerin ortaya çıkması ve yaygınlaşmasını destekliyor.

    Gerek ekonomik büyüme gerek kalkınma hedefleri açısından, işgücünde kadınların yüksek oranda temsil edilmesi ve fırsat eşitliğine olanak tanıyan bir iş ortamı yaratılması her geçen gün daha önem kazanıyor.

    Bu konuda fark yaratan bir çalışma ortaya çıkarmayı hedefleyen İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği – SKD, ülkemizdeki fırsat eşitliğini sağlamak, kadın ve erkek istihdam oranları arasındaki farkı azaltmak ve ülke ekonomisini güçlendirmek adına İş Dünyasından Kadın İstihdamı ve Fırsat Eşitliği Deneyimleri Raporunu yayınladı.

    AFD ve TSKB’nin desteği, Koç Holding ve PwC Türkiye’nin işbirliğiyle hazırlanan raporda, SKD üyesi sekiz firmanın kadın istihdamı ve fırsat eşitliği konusundaki deneyimleri yer aldı. SKD, tüm bu deneyimler ve vakaların detaylı analiziyle, fırsat eşitliği konusunda kapasite geliştirmek isteyen firmalara pratik bir öğrenme amacı sundu.

    Sürdürülebilir iş modelleri konusunda önemli fark yaratan fırsat eşitliği konusunu daha yakından incelemek ve başarılı modellere yakından göz atmak için İş Dünyasından Kadın İstihdamı ve Fırsat Eşitliği Deneyimleri Raporunda yayınlanan marka hikayelerine Çevreciyiz’de yer veriyoruz:

    Koç Holding




    Ülkem İçin: Toplumsal cinsiyet eşitliği için önyargılar ortadan kalkmalı



    Toplumsal cinsiyet eşitliği için her seviyede ve her iş kategorisinde eşit temsil hedefleyen Koç Holding, geleneksel rol dağılımına yönelik algıları ortadan kaldırmaya ve toplumsal cinsiyete duyarlı iş yerleri oluşturmaya odaklanıyor. Bu kapsamda 95 bin çalışan, 10 bin bayi ve tedarikçilerine yönelik farkındalık programları düzenliyor, başarılı örneklerin ortaya çıkması ve yaygınlaşmasını destekliyor.

    PROBLEM NEYDİ?
    Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranlarındaki belirgin düşüklük, Koç Topluluğu şirketlerine de yansımış durumda. Diğer yandan, faaliyet gösterilen sektörler ve çalışan sayısı bakımından Türkiye’nin önemli bir bölümüne ulaşan Koç Topluluğu’nda yaşanacak bir dönüşümün, ülkenin bu alanda ilerlemesine örnek olabileceği fark ediliyor.

    Dönemin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç’un vizyonuyla toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına başlayan Koç Holding, 2013 yılında İş’te Eşitlik Bildirgesi’ni1 imzalamasıyla çalışmalarına hız katıyor. 2015 yılında ise Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi ve BM Küresel İlkeler Sözleşmesi ortak metni olan Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne imza atılıyor. Koç Holding, BM Kadın Birimi tarafından yürütülen HeForShe Projesi kapsamında küresel düzeyde 10 Etki Lideri (Impact Champion) arasına seçiliyor.

    Mustafa V. Koç’un 2016 yılında vefatının ardından Yönetim Kurulu Başkanı olan Ömer M. Koç bu vizyonu sürdürüyor.

    Düzenli olarak toplam çalışan, yeni işe alım, üst yönetim ve Yönetim Kurulu’nda kadın oranları takip ediliyor ve küresel HeforShe raporlarında paylaşılıyor. Yapılan çalışmalar sırasında özellikle kadın işi-erkek işi ayrımının Topluluğun faaliyet gösterdiği bazı sektörlerde çözülmesi gereken bir problem alanı olduğu tespit ediliyor. Bu sektörlerde toplumsal cinsiyet kalıplarına yönelik algıları dönüştürmek ve örnek uygulamaları başlatmak üzere harekete geçme ihtiyacı ortaya çıkıyor.

    ÇÖZÜM NE OLDU?
    Koç Holding, 2006 yılında uygulamaya başladığı Ülkem İçin Projesi'nin son dönem temasını 'toplumsal cinsiyet eşitliği' olarak belirliyor. 2015 yılında, üst yönetimin de desteğiyle Ülkem İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum Projesi başlatılıyor.

    Proje ile Koç Topluluğu ve çarpan etkisi sayesinde tüm toplumda, cinsiyet eşitsizliğinin nedenleri ve sonuçlarına dair farkındalık yaratmanın yanı sıra iş kültüründe ve sosyal hayatta daha eşitlikçi bir yaklaşım benimsenmesi konusunda rol model olmak hedefleniyor.

    Koç Topluluğu’ndaki 350 çalışan ve 118 bayi gönüllüsünün aktif katılımı ile sürdürülen proje kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği seminerleri düzenlenerek algı değişikliği yaratmak için harekete geçiliyor. Bayiler aracılığıyla da yerel paydaşlara (gençler, kamu çalışanları, işverenler) ulaşılması ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilgi aktarılması hedefleniyor.

    Üst yönetim, çalışanlar ve bayilere yönelik seminerler Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) ve Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM) ile işbirliği içerisinde düzenleniyor. Projenin ilk döneminde çalışanların yüzde 80’ine ulaşılıyor. 2017 yılı sonuna kadar bayi çalışmalarının devam etmesi ve çalışanların da tamamının seminerlere katılmış olması planlanıyor.

    Seminer ve atölyelere katılan kişilerden şirketlerinin ihtiyaçları doğrultusunda, işyerlerini toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde dönüştürmeye yönelik projeler geliştirmeleri bekleniyor. Başarılı bulunan projelerin Topluluk içinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.

    Koç Topluluğu’nun etki alanının bir diğer önemli kısmını Koç markalarının yaptığı iletişim çalışmaları oluşturuyor. Farklı sektörlerde güçlü iletişim platformlarına ve araçlarına sahip markalar aracılığıyla her gün pek çok farklı kanaldan kadınlara, erkeklere, ailelere seslenen iletişim çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda, toplumsal cinsiyet kalıplarının değiştirilmesi konusunda pazarlama ve iletişim ekipleri ile Koç Topluluğu şirketlerinin birlikte çalıştığı ajanslara önemli bir rol düşüyor. Bu öngörüyle, geleneksel rol dağılımını büyük kitlelere ulaştıran iletişim çalışmalarında değişim yaratmak için “İletişimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” başlıklı bir rehber hazırlanıyor. Bu rehber ışığında Koç Topluluğu şirketlerindeki kurumsal iletişim, marka ve pazarlama ekipleri ile şirketlerin reklam, sosyal medya iletişimi, halkla ilişkiler ve etkinlik yönetimi alanlarında işbirliği yaptıkları 40’a yakın ajansa yönelik atölyeler düzenleniyor.

    HANGİ SONUÇLAR ALINDI?
    2015 yılında başlatılan Ülkem İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum Projesi’nin birinci döneminin sonunda 60 binin üzerinde çalışana, bayiler aracılığıyla da yerelde yaklaşık 6 bin kişiye ulaşılıyor. 2017 yılı sonuna kadar bayi çalışmalarının devam etmesi ve çalışanların da tamamının seminerlere katılmış olması planlanıyor.

    Projenin, çalışanlar tarafından ilgiyle karşılandığı görülüyor. Katılımcılara uygulanan anketlerde memnuniyet oranı yüzde 98 çıkıyor, katılımcıların yüzde 99’u ise eğitimi arkadaşlarına tavsiye edeceğini belirtiyor.

    Projenin sürekliliği ve yaygınlaştırılması, Holding bünyesinde eğitimleri tamamlayan şirketlerin gerçekleştirdiği projelerle sağlanıyor. Farkındalık seminerlerine katılan çalışanlar, şirketlerine döndüklerinde toplumsal cinsiyet eşitliği eksenindeki ana sorun ve fırsat alanlarını tespit edip, projeler geliştiriyorlar. Projelerin iş stratejileriyle uyumlu ve paydaş katılımlı olması teşvik ediliyor. Şirketlerdeki bu çalışmalar, Koç Holding tarafından destekleniyor, Topluluk içinde duyuruluyor ve ödüllerle teşvik ediliyor. Ülkem İçin kapsamında ödül alan projeler arasında klima üretim bandında yüzde 50 kadın oranına ulaşan Arçelik LG Projesi ve kadınların mühendislik mesleğini seçmesini teşvik etmeyi, eğitim alanında ve meslek seçiminde kadınlar ve erkekler için fırsat eşitliğinin önemine dair farkındalık geliştirmeyi hedefleyen Ford Otosan Bal Arıları Mühendis Oluyor Projesi yer alıyor.

    ÇIKARIMLAR NE OLDU?
    Projenin planlama ve uygulama aşamasında, önyargılarla yüzleşmenin çok kolay olmadığı görüldü. Bu nedenle çalışanlara ve bayilere yönelik eğitim içerikleri oluşturulurken eğitimin konumlandırılması, örneklerin seçimi, iletişim ve anlatım tarzı konularında uzun çalışmalar yapıldı. Benzer şekilde, pazarlama ve iletişim profesyonellerine yönelik hazırlanan Rehber ve atölye çalışmaları sırasında bu alanlardaki dinamikler göz önüne alındı. Katılımcıların empati kurabileceği örnekler hazırlandı ve benimseyebilecekleri, zaman içinde kendilerini ve işlerini geliştirmelerine olanak tanıyan, yaratıcılıklarından faydalanabilecekleri bir yöntem tasarlandı.

    Farkındalık çalışmalarının ardından öğrenilenlerin işe nasıl yansıtılacağını da planlamak gerekliliği ortaya çıktı. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalığın artması doğrudan davranışlara yansımayabiliyor. Bu amaçla, iş ortamı ekseninde toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan daha odaklı, iş yerinden örneklerle zenginleştirilmiş ikinci tur atölyelerin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

    Üçüncü gelişme alanı ise, Topluluk şirketlerinin uyguladığı projelerin farklı özelliklere sahip olması. Tüm projelerin etkilerinin sürdürülebilir olması, paydaş katılımının sağlanması ve iş sonuçlarına etkilerinin ölçülmesi amacıyla İyi Uygulama standartlarını içeren bir Rehber hazırlandı.