YUKARI

Çevre Koruma

Eklenme Tarihi: 14 Mart 2023

Deprem atıkları çevreyi nasıl etkiliyor?

  • 3 soruda saha bulguları, deprem atıkları ve çevreye etkileri…

    Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerdeki deprem atıkları Türkiye’nin çözmesi gereken en önemli sorunlardan biri. Prof. Dr. İsmail Demir, bu atıkların çevreye olası zararlarının önlenmesi ve yeniden değerlendirilmesiyle ilgili konuştu. İşte Demir’e göre 3 soruda deprem atıkları ve çevreye etkileri…

    1. Deprem atıklarının miktarı nedir ve nasıl çeşitlilik gösteriyor?
    Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerdeki hasar tespit çalışmalarında 28 Şubat 2023 tarihi itibarıyla 4 milyon 750 bin bağımsız bölümden oluşan 1 milyon 520 bin bina incelendi. Bunlardan 582 bin bağımsız bölüm ve 202 bin binanın acil yıkılacak, ağır hasarlı veya yıkık olduğu tespiti yapıldı. Buna göre, depremde ortaya çıkacak atığın 70 ile 85 milyon metreküp olacağı tahmin ediliyor. Literatürde 1 metreküp afet atığı ağırlığının 1.8 ile 2 ton arasında olduğu dikkate alındığında, toplam atık miktarının 140 ile 170 milyon ton arasında olması bekleniyor.
    Deprem sonrası ortaya çıkan İnşaat Yıkıntı Atıkları (İYA), normal koşullarda ince ve kaba yapı elemanlarından oluşan İYA'lardan farklılaşıyor. Normal zamanlarda bu atıkların büyük bölümü, başta mineral kökenli malzemeler, (beton, sıvalar, tuğla ve benzeri duvar malzemeleri, yer ve çatı kaplamaları, alçı dekorasyon ve benzeri), inşaat çeliği, diğer metaller ve tesisat elemanları, yalıtım malzemeleri (camyünü, taşyünü, köpükler, bitümlü malzemeler vb), camlar, plastik, seramik, ahşap ve benzeri türde malzemelerden oluşuyor. Deprem enkazlarında ayrıca mobilya, tekstil eşyaları, beyaz eşyalar, temizlik malzemeleri, hatta gıda ve bunlar gibi başka atıklar da bulunuyor.
    Bunlar içinde en büyük payı, kütlece yüzde 40 ila 50 oranında beton atıkları oluşturuyor. Eski yapılarda asbestli malzeme kullanımı yaygın. Genellikle yalıtım malzemeleri, çatı örtüleri, tesisat malzemeleri ve benzeri işlerde asbest içeriği yer alıyor. Türkiye’de 2010 yılında yapılarda asbestli malzeme kullanımı yasaklandı. Asbest çok ince lifli yapıya sahip mineral bir madde. İnsan vücuduna genellikle solunum yoluyla girerek başta akciğer olmak üzere birçok organda kanser dahil pek çok sağlık sorununa yol açabiliyor.

    2. Atıkların çevreye verebileceği olası zararlar nelerdir?
    Depremde ortaya çıkan enkaz atığının 70 ile 85 milyon metreküp olduğu düşünülüyor. Ortalama birim hacim ağırlığı metreküp başına 2 ton kabul edilerek kütlece atık miktarının 140 ile 170 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Depremden en çok etkilenen Hatay, Kahramanmaraş̧, Malatya, Adıyaman ve Gaziantep, deprem atığının en fazla oluşması beklenen iller. O nedenle en çok bu illerde deprem atıkları için gerekli geçici ve nihai depolama alanı ihtiyacı bulunuyor. Bu açıdan öncelikli olarak mevcut sahaların kalan kapasitesi tesit edilerek ilave yeni geçici ve nihai depolama alanlarının belirlenmesi gerekiyor. Oluşan atık miktarına göre bu illeri Osmaniye, Diyarbakır ve Elazığ takip ediyor. Adana, Kayseri, Kilis, Niğde ve Şanlıurfa için nispeten düşük deprem atığı miktarı nedeniyle, mevcut sahalar yeterli olabiliyor. Ancak yine de mevcut saha kapasitelerinin kontrolü gerekli.
    Deprem atıklarının depolanmasının önemi, eski binalarda asbest kullanımının çevreye olası zararları düşünüldüğünde daha iyi anlaşılıyor. Asbest, yapılarda çatı, zemin ve tavan kaplamaları, yalıtım amaçlı püskürtme kaplamalar, yangına dayanıklı yalıtım panelleri, kaloriferler, kazanlar, asbest katkılı çimento levhalar, conta elemanları, atık su boruları ve benzeri uygulamalarda kullanılıyor. Asbest kullanımı Türkiye’de 2010 yılında yasaklanmış ancak bu tarihten önceki yapılarda kullanılmış. Deprem sonrası oluşan enkazlarda taşyünü, cam yünü gibi lifli ısı yalıtım malzemelerinin de yıkım sonrası toz halinde havada asılı kalarak yayılması riski var. Deprem enkazı normal yapılardaki atık türlerine ilave olarak içeriğinde mobilya, tekstil, metal eşyalar (beyaz eşya), plastikler, temizlik malzemeleri, gıda ürünleri gibi atıkları da içeriyor. Oluşan deprem enkazının geçici depo alanlarına taşınması sürecinde atıkları türlerine göre ayırma imkânı oldukça kısıtlı. Enkaz içeriğinde korozyona uğrayacak, bozulabilecek, parlayıcı ve yanıcı atık içerikleri de bulunuyor. O nedenle geçici ve kalıcı depo alanlarının seçiminde içme suyu kaynaklarına, yer altı sularına, tarımsal toprak alanlarına zarar verme potansiyeli olmayan alanların seçimine özen gösterilmeli.

    3.Atıkların olası zararları nasıl önlenebilir ve nasıl yeniden değerlendirilebilir?
    Binaların yıkımı, atıkların taşınması ve yönetimi sürecinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmalı. Deprem enkaz atıklarının geçici depolama alanlarına taşınması, burada atıkların içerisindeki malzemelerin ayrılarak büyük oranda geri dönüşümünün sağlanması, arta kalan atıkların ise tehlikelilik seviyesine göre ilgili yönetmeliklerde belirtildiği biçimde bertaraf edilmesi gerekiyor. Deprem enkazının kütlece yüzde 40 - 50 oranında beton atıklarından oluştuğu tahmin ediliyor. Atık yönetimi iki aşamalı olarak yürütülebilir. Birinci aşamada geçici ve nihai depolama alanları atık miktarını karşılayacak kapasitede seçilmeli. Yangına karşı depolama alanlarında atıklar belli bir yüksekliğin üzerinde istiflenmemeli, güvenlik önlemleri alınmalı.
    İkinci aşamada deprem enkazı atıklarının ekonomik ve doğal çevrenin korunmasına yönelik geri kazanımı süreci başlatılmalı. Atık alanlarına kamu, kamu/özel sektör iş birliği veya yerel yönetimler tarafından geri dönüşüm tesisleri zaman kaybetmeden kurulmalı. Birçok ülkede ‘enkaz döküm alanı’ kavramı yok, ‘geri dönüşüm tesisi’ kavramı var. Sıkı yasal düzenlemeler ve teşvikler uygulanırsa bu sayede İYA yüzde 100’e varan oranlarda geri dönüştürülebilir. Enkaz veya İYA, geri dönüşüm tesislerine ücret karşılığı kabul ediliyor. Burada ayırma, kırma, eleme ve sınıflandırma işlemlerinden geçirilerek geri dönüşüme hazır hale getiriliyor. Ayrılan ve sınıflandırılan her bir atık cinsi kendi üretim tesisine gönderilerek yeni ürünün üretiminde girdi haline getirilerek ekonomiye kazandırılıyor. Geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı hem doğanın korunması, hem de doğal kaynakların ekonomik kullanımını sağlıyor ve aynı zamanda yeni istihdam imkânları da sunuyor.
    Özellikle beton atıklarının yeniden kullanımının yaygınlaşmasına engel olarak görülen sorunların çözülmesi için yasal düzenleme gerekiyor. Bunu için diğer ülkelerde olduğu gibi hem zorlayıcı hem de teşvik edici önlemlerin bir arada alınması çözümü kolaylaştıracaktır. Bu doğrultuda, kullanıcıları ve teknik elemanları bilinçlendirici toplantı, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlenebilir.

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu