YUKARI

Çevre Koruma

Eklenme Tarihi: 30 Haziran 2016

Türkiye'de arılar neden ölüyor?

  • Buğday Derneği, Türkiye'de arıcılığın en önemli sorunlarıyla ilgili bilgiler paylaştı. 

    Dünyada en fazla kovana sahip 2. ülke olan ülkemizde, bal veriminin dünya ortalamasının altında kalması, yanlış arıcılık yöntemleri nedeniyle arıların giderek güçsüz düşmesi gibi sorunlar yaşanıyor. Arılara ve doğa dostu arıcılığa destek olmak için Avrupa Birliği Erasmus+ desteğiyle "Arıları Yaşatalım" projesini başlatan Buğday Derneği, ekolojik, doğa dostu ve geleneksel arıcılık yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını ve arıcılıkla ilgili tüm paydaşlara bilgi aktarımı yapmayı amaçlıyor. 

    Buğday Derneği, Türkiye'de arıcılığın en önemli sorunları olarak arıcıların teknik bilgi yetersizliği, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış uygulamalar, yoğun ve yanlış sentetik kimyasal tarım ilacı kullanımı, bölgeye has saf arı cinslerinin kaybedilmesi, habitat kaybı, ve küresel iklim değişikliğinin öne çıktığını belirtiyor.

    Arıcıların teknik bilgi yetersizliği:
    Türkiye'de son 20 yılda arıcılık yapan kişi ve koloni sayısında büyük bir artış olsa da, arıcılığa yeni başlayan arıcıların deneyim eksikliği ve yerleşmiş bir arıcılık kültürünün olmaması nedeniyle, Türkiye koloni sayısında dünyada 2. sırada yer almasına rağmen, birim koloni başına bal verimi ile diğer arı ürünleri üretiminde dünya ülkelerinin çok gerisinde yer alıyor. Bal dışındaki ürünlerin üretimi yok denecek kadar azken, baldan ilaç ve antibiyotik kalıntılarının çıkması da yine bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor.

    Arı hastalık ve zararlıları ile mücadele yetersizliği:
    Arı hastalıklarıyla ve parazitlerle sentetik kimyasal mücadele kısa vadede başarılı gibi gözükse de, hem balda kalıntı bırakıyor, hem de uzun vadede koloniyi zayıflatarak hastalıklara açık hale getiriyor.

    Sentetik kimyasal tarım ilaçları:
    Bitkisel üretim yapan işletmelerin kullandıkları pestisit ve insektisitler arıların yaşamını tehlikeye sokan ana unsurlar arasında yer alıyor.Yanlış ve zamansız ilaç kullanımından ötürü ülkemizde her yıl ortalama 120 bin arı kolonisinin öldüğü tahmin ediliyor.

    Saf arı cinslerinin kaybedilmesi:
    Ülkemizde yaygın olan gezgin arıcılık nedeniyle, arı türleri karışmış, ırka has özelliklerini yitirmiş ve verim kaybına uğramış durumda. Damızlık arı üretiminde cinslerin coğrafi koşullara uygunluğu gözetilmediğinden, gönderildikleri bölgede verimsiz olabiliyor ve gittikleri bölgelerdeki arı cinleriyle karışarak o bölgeye has ırkı da bozabiliyor.

    Habitat kaybı ve monokültürel tarım:
    Betonlaşma, çarpık şehirleşme, doğal alan kaybı, büyük çaplı HES, termik santraller gibi doğal dengeleri değiştiren inşaatlararıların yaşadığı ve beslendiği alanların azalmasına sebep oluyor. Monokültür tarım alanlarına kovan taşınması, arıların pek çok bitkiden polen ve nektar alması yerine, tek tür bitkiyle beslenmesine sebep oluyor. Bu durum arıların bağışıklık sistemini düşürdüğü gibi, baldaki enzim kalitesini de olumsuz etkiliyor. Şehirlerde ağaçlandırma yapılırken tek tip ağaç ve bitkilerin ekilmesi, arıların aç kalmasına sebep olabiliyor.

    Küresel i̇klim değişikliği:
    Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak görülen sıcaklık geçişleri (aşırı soğuk veya aşırı sıcak havalar), mevsim dışı ve sert iklim olayları (dolu, aşırı yağış, kuraklık vb.) da arıları olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

    Buğday Derneği'nin "Arıları Yaşatalım" projesiyle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayın.