YUKARI

Yazarlarımız

Yazar: Kerem Ateş | Eklenme Tarihi: 27 Şubat 2009

Atıklar ve Çevre

  • Yerel seçimlerin yaklaştığı bu günlerde bizi en çok düşündüren şeylerden biri de seçim kampanyaları sonrasında ortaya çıkacak olan atıklar. Yıllarca çöp olduğunu düşündüğümüz, özellikle ambalaj atıklarının ne kadar değerli olduğunu son yıllarda daha çok idrak etmeye başladık. Hal böyle olunca bu ay atıklar ile ilgili birkaç şey söylemek istedim.

    Öncelikle atık tanımıyla başlamak gerekir. En genel anlamıyla, “üretim ve kullanım faaliyetleri sonucu ortaya çıkan, yaşadığımız ortamdan uzaklaştırılması gereken maddelere atık denir”. Atıklar çok çeşitli sınıflara ayrılır. Enerji üretiminde ortaya çıkan atıklardan tutun, günlük yaşantımızda çıkan ambalaj atıklarına, hatta kızartma sonrası çıkan yağlara kadar birçok sınıflandırması var. Ancak bizler günlük hayatımızda en çok çeşitli ambalaj atıkları, atık piller ve bitkisel atık yağlar ile haşır neşir olmaktayız.

    Ambalaj atıkları arasında gazete kağıtları, süt – meyve suyu kutuları, cam ve plastik şişeler, deterjan kutuları gibi birçok malzeme sayılabilir. Ekonomik değeri olan bu atıklar toplanarak yeniden kazanımları sağlandığı takdirde, hem ekonomiye hem çevreye ciddi değerler katmaktadır. Bu maddelerin doğada yok oluş süreleri göz önüne alındığında, atıkların çöp olarak doğal ortamlara bırakılmalarının ne kadar ağır sonuçlarının olacağı tahmin edilebilir. Örneğin sadece bir plastiğin doğada yok olma süresi 1000 yıldır.

    Cam kullandığımız tüm maddeler arasında, % 100 geri dönüştürülebilen ve sonsuz kullanımı olan tek maddedir. Cam çevreden toplanıp renk ayrımı, temizleme, yıkama ve öğütme işlemlerinden geçtikten sonra yeniden üretime kazandırılır. Kırık camların eritilmesi ve yeniden değerlendirilmesi, asıl süreçten % 32 daha az enerji kullanılmasını sağlar. Yani, bir tek cam şişe geri dönüştürüldüğünde, 100 Wattlık bir ampulü dört saat yakabilecek enerji tasarruf edilmiş olur. Hammadde kullanımı yerine geri dönüşüm yoluyla üretilen cam, üretimi sırasında neden olunan hava kirliliğini % 20 oranında, su kirliliğini de % 50 oranında azaltır. Cam ambalajların bir özelliği de cam şişe ve kavanozların yıkanarak tekrar kullanılabilmesidir. Bunlar toplandıktan sonra fabrikada yıkanır ve tekrar doldurulurlar. Bir cam şişe ortalama 20 kez kullanıldıktan sonra geri dönüştürülür.

    Kağıdın hammaddesi olan selüloz lifi, odun, pamuk, şeker kamışı ve kullanılmış kağıttan elde edilir. Avrupa'da atık kağıt tüm kağıt üretiminin % 65'ini karşılar. Ancak üretilen kağıdın, en iyi koşullarda % 40'ı geri dönüştürülebilirdir. % 100 geri dönüşümlü kağıttan üretilmiş bir ton kağıt; 17 ağaç, 4100 kws enerji ve yaklaşık 26.5 m3 suyun tasarruf edilmesi demektir. Geri dönüşümlü liften üretilmiş kağıt, hava kirliliğini % 74, su kirliliğini % 35, enerji sarfiyatını % 28 oranında azaltır. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki, kağıtların geri dönüşümü cam gibi sonsuz değil, sınırlıdır.

  • Bir diğer önemli atık ise kullanılmış bitkisel yağlardır. Evsel atık su kirliliğini %25 oranında kullanılmış bitkisel ve hayvansal yağlar oluşturur. Arıtılmayan atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağlar, denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman o suyun kirlenmesine ve sudaki oksijenin azalmasına; buna bağlı olarak da başta balıklar olmak üzere ortamdaki canlılar üzerinde büyük tahribata yol açar. Bu yağlar lavabolardan döküldüğü zaman dren sistemine sıvanır. Kanalizasyona dökülen diğer atıkları da tutarak kanalizasyon sisteminin kullanılmaz hale gelmesine neden olur. Böylece atık su arıtma tesislerine de zarar vererek işletme maliyetini artırır. Lavabodan dökülen 1 litre atık yağ 1 milyon litre temiz suyun kirlenmesine sebep olur.

    Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere atık diye küçümsediğimiz maddeler hem ekonomik olarak hem de çevresel açıdan büyük değer taşır. Bu nedenle atık geri dönüşümü konusunda bireysel çabalarımızın büyük resmi oluşturmakta çok önemli olduğunu unutmamalıyız.

    Bu arada atıklarla ilgili önemli bir etkinliği de sizlere duyurmak istiyorum. 24-26 Nisan 2009 tarihleri arasında TÜRÇEK tarafından 8.si düzenlenecek olan AKASYA Ulusal Gençlik Çevre Zirvesi’nin bu yılki teması ATIK. Yeditepe Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinliğe siz tüm çevreye duyarlı gençleri bekliyoruz. Daha fazla bilgiyi http://akasyaplatform.org/main.html adresinden alabilirsiniz.

    Gelecek yazımın konusu 16- 22 Mart 2009 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 5. Dünya Su Forumu’ndan izlenimlerim olacak. Su Forumu’nu takip ederek izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım.


    Not: Yazıdaki veriler Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından 2000 yılında hazırlanmış Doğadaki Ayak İzlerimiz kitabından alınmıştır.

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu