YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 26 Mayıs 2020

Koronavirüsün iklime olumlu etkisi sürdürülebilir değil

  • Uzmanlar, koronavirüs salgınının ekosisteme olumlu etki etse de bu durumun sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek küresel ısınma tehdidine karşı uzun vadeli önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

    Kuzey Arizona Üniversitesi Öğretim Üyesi Atmosfer Bilimcisi Prof. Dr. Kevin Gurney ve Breakthrough Enstitüsü İklim ve Enerji Bölümü Direktörü Zeke Hausfather, koronavirüs  salgınının küresel ısınmaya ve ekosisteme etkilerini değerlendirdi. Kevin Gurney insanların, vahşi yaşam alanlarına her geçen gün daha fazla yaklaştığını belirterek bunun da daha önce karşılaşılmamış virüs türlerinin bulaşma olasılığını artırdığını söyledi. Gurney, "Henüz kanıtlanmış olmasa da yeni tip koronavirüsün yarasadan insana geçtiği olasılığı şu an için ağır basan görüş" ifadesini kullandı.

     

    Emisyon seviyesi hâlâ gerekenden fazla

    Kevin Gurney, salgın nedeniyle endüstriyel faaliyetlerin durma noktasına gelmesi ve insanların evden çıkmaması sayesinde hava kalitesinin arttığını ve sera gazı emisyonunun azaldığını söyledi. Bu durumun sürdürülebilir olmadığına dikkat çeken Gurney, "Ekonomi düzeldikçe emisyon seviyeleri de buna paralel artacak ve yavaş yavaş salgın öncesi seviyeye gelecektir. Bu düşüşün küresel ısınmaya büyük bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Hâlâ sera gazı emisyon seviyeleri gerekenden çok fazla” diye konuştu.

     

    Önlemler küresel ısınma için de geçerli olmalı

    Salgın sırasında insan hareketliliğinin kısıtlanması sayesinde vahşi yaşamın gelişmeye başladığını kaydeden Kevin Gurney sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca salgın sürecinde uzaktan çalışmanın avantajları ortaya çıktı. Bu da gelecekte daha az aracın kullanılması ve daha az sera gazı emisyonu demek."

     

    Karbondioksitte tarihi düşüş

    Zeke Hausfather de salgın nedeniyle 2020’de küresel çapta karbondioksit emisyonunda yüzde 5-8 düşüş beklendiğini ve bunun; tarihte görülmüş en büyük yıllık düşüş olacağını ifade etti. Buna karşın küresel ısınmanın önünü alabilmek için bir yıldan çok daha fazlası gerektiğini vurgulayan Hausfather, “Bu yıl bile atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu artacak. Emisyon uzun soluklu azaltılmazsa küresel sıcaklıklarda önemli değişiklik olmaz.”


    Çin örneği düşündürücü

    Zeke Hausfather, Çin'de ilk karantina uygulamasından sonra karbondioksit emisyonunun önemli oranda düştüğünü ancak karantinanın yumuşatılmasıyla kısa sürede değerlerin salgın öncesi seviyelere ulaştığını vurguladı. En fazla düşüşün endüstri başta olmak üzere, kara ve hava yolu taşımacılığı ile enerji üretimi sektörlerinde görüldüğünü belirten Hausfather, "En fazla düşüş görülen ülke olan Çin'i, Avrupa ve ABD takip ediyor" diye konuştu.