YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 08 Ekim 2010

"2. Yeşil Tesisler" Konferansı

  • 05.10.2010 Cumhuriyet

    Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Başkanı Akın Öngör, dünyada en fazla ayak izi bırakan ülkenin ABD olduğunu belirterek, ''Dünyadaki herkes bir ABD'li gibi yaşasa 5, bir Türk vatandaşı gibi yaşasa 2 tane yerküreye ihtiyaç var'' dedi.

    Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Başkanı Akın Öngör, Odak Kurumsal tarafından düzenlenen 2. Yeşil Tesisler Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, kalkınma ve çevrenin birbirine zıt konular olduğunun söylendiğini, ancak bunun yanlış olduğunu ifade ederek, insanın doğanın bir parçası olduğunu, doğadaki zincirin bozulmasının eninde sonunda insanları veya sonraki nesilleri etkileyeceğini ifade etti.

    İnsanoğlunun yaptığı kullanımların sonucunda doğaya yaptığı etkiye ''ayak izi'', doğanın kendisini yenileyebilme kapasitesine de ''biyokapasite'' denildiğini hatırlatan Öngör, ''İnsanoğlu öyle bir ayak izi bırakmaya başladı ki yeryüzünün biyokapasitesini aşıyor. Arz, talebi karşılamıyor. Ekolojik ayak izi ve biyokapasite arasındaki fark her yıl daha da açılıyor. Dünyada aldığımız kredinin ancak minimum ödeme tutarını ödeyebiliyoruz. Biz doğanın sermayesinden yiyoruz. Sürdürülemez bir noktaya gidiyoruz'' diye konuştu.

    Günümüzde bir yıl içerisinde tüketilen kaynakların doğa tarafından yenilenmesinin 18 ayı bulduğunu, bunu sürdürülebilir hale getirmek zorunda olduklarını belirten Öngör, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    ''Limiti aştığımız gün 21 Ağustos. En büyük ayak izini bırakanlar başta ABD, sonra Çin ve Hindistan'dır. Dünyadaki herkes bir ABD'li gibi yaşasa 5 tane yerküreye ihtiyaç var. Dünyadaki herkes bir Türk vatandaşı gibi yaşasa 2 tane yerküreye ihtiyaç var. Yeryüzünde herkes Türkiye'deki insanlar gibi yaşasaydı, dünya bize yetmeyecek, bir gezegene daha ihtiyacımız olacaktı. Türkiye, dünyada 19. sırada ve ortalamanın üzerinde bulunuyor. Türkiye'de tüketimin ekolojik ayak izi, 209,6 milyon küresel hektar. Kalkınmayı sürdürülebilir kılmalıyız. Göstergelerin yanında mutlaka doğal dengelerin de dikkate alınması gerekir. Sürdürülebilirliğin üstüne mutlaka basmamız lazım.''

    "Kendi yaşamımı karbon nötr hale getirebildim"

    Akın Öngör, Türkiye'de korunan alanların sadece yüzde 5 olduğunu belirterek, ''Yaşam tarzımızı değiştirmemiz lazım. Ben kendi yaşamımı karbon nötr hale getirebildim'' dedi. Öngör, Yeşil Ofis Programı'nın, tüm dünyada yüzlerce ofiste uygulandığını ifade ederek, ''Yeşil ofis ve çevreye duyarlı olmak artık müşterilerin yaptığı tercihlerde de önemli. Tüketici bunu talep, tercih ediyor."

    Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Vekili Mustafa Şahin de küresel iklim değişikliğinin, sadece bir çevre sorunu olarak görülmeyip bütün sektörleri içine aldığını ve kalkınmayı yakından ilgilendirdiğini bilmek gerektiğini söyledi.

    Kyoto Protokolü'ne taraf olan Türkiye'de bundan sonraki süreçte psikolojik olarak da olsa artık kalkınmayı gerçekleştirirken düşük karbonlu ekonomiyi sağlamak gerektiğini herkesin bilmesi gerektiğini kaydeden Şahin, Türkiye'nin sera gazı emisyon miktarının 2008'de 367 milyon ton olduğunu, 2020 yılı projeksiyonuna göre bu emisyon miktarının 680 milyon tona çıkmasının öngörüldüğünü bildirdi.

    Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler arasında yer aldığını anımsatan Şahin, ''Emisyonların artış hızını nasıl azaltabiliriz? Önemli olan bu'' dedi.

    ''Karbon ayak izi için yaptığımız çalışmalar maliyetleri de aşağı çekiyor"

    Koç Holding Teknoloji ve Çevre Koordinatörü Orhan Alankuş ise konuşmasında, Koç Topluluğu İklim Değişikliği Stratejisi ile ilgili bilgi verdi.

    Alankuş, kuruluşların karbon ayak izi miktarını çıkartmaları gerektiğini belirterek, ''Bunu uluslararası normlara uygun şekilde hesaplamamız lazım. Bunu ortaya çıkardıktan sonra iyileştirmek için ne yapmamız gerekiyor, ona bakmamız lazım. Karbon ayak izi için yaptığımız çalışmalar maliyetleri de aşağı çekiyor'' şeklinde konuştu.

    Konferansta, sanayi tesislerinden ofislere, otellerden konutlara, hava alanlarından hastanelere, okullardan alışveriş merkezlerine kadar tüm tesislerin yapı ve işletim sürecinde sürdürülebilir bir dünya için alınması gereken önlemler ve atılması gereken adımlar ele alındı.

    Katılımcılara konferansta dünyanın ''ilk'' ve ''tek'' ''sıfır karbon, sıfır atık şehri'' olan "Masdar City" projesi ile ilgili bilgi verildi.

    2 gün sürecek konferans ''karbon nötr'' olarak gerçekleştiriliyor. Konferans sonunda ortaya çıkan karbondioksit emisyonları hesaplanarak akredite edilmiş gönüllü karbon sertifika alımlarıyla denkleştirilecek.

    Haberin sayfasına ulaşmak için tıklayın