YUKARI

İklim Değişikliği

Eklenme Tarihi: 03 Eylül 2018

İklim değişikliği gıdaların besin değerlerini olumsuz etkiliyor

  • İklim değişikliği sadece tarım üretimini olumsuz etkilemekle kalmıyor. Yapılan son araştırmalar, iklim değişikliğinin buğday ve pirinç gibi temel gıdaların besin değerlerini de olumsuz etkilediğini gösteriyor.

    Dünyadaki karbon emisyonu seviyesi rekor düzeye ulaşırken iklim değişikliği hayatın farklı alanlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor.

    Nature Climate Change’in yayınladığı araştırmaya göre, iklim değişikliği tarımı sadece nicelik olarak değil nitelik olarak da olumsuz etkiliyor. Yükselen karbon emisyonu, pirinç ve buğday gibi temel gıdaların daha az besleyici olmasına yol açıyor. 

    Araştırma, karbondioksit seviyesi yüksek bölgelerde yetişen mahsullerin, diğer bölgelerde yetişenlere göre protein, demir ve çinko değerlerinin yaklaşık %17 daha düşük olduğunu belirtiyor. 

    Araştırmaya göre bu değerler, 2050’ye kadar yaklaşık 300 milyon insanın çinko ve protein yetersizliği yaşamasına yol açabilir. 1,4 milyar kadın ve çocuk ise demir yetersizliği nedeniyle hastalanabilir. (Çinko yoksunluğu, özellikle çocuklarda bağışıklık sistemi sorunlarına yol açabildiği gibi sıtma ve solunum yolu enfeksiyonu kaynaklı hastalıklara yakalanma riskini artırabiliyor. Demir yoksunluğu yenidoğan ölümlerini artırırken bilişsel yetkinliklere zarar verebiliyor. Protein yoksunluğu ise gelişim geriliğine yol açabiliyor.)

    Thomson Reuters Foundation'ın paylaştığı bilgilere göre, bu sorundan en çok etkilenecek bölgeler arasında dünyanın en yoksul bölgeleri olan Hindistan, Afrika, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya yer alıyor. Bu bölgeler, karbon emisyonunun en çok etkilediği buğday ve pirinç gibi tahılları yoğun olarak tüketiyor.

    Peki, karbon emisyonunun tarım mahsulleri üzerindeki olumsuz etkisinin sebebi ne? Araştırmayı yürüten Matthew Smith, bunun sebebini karbondioksitin, bitkilerin daha hızlı gelişmesine yol açması olduğunu söylüyor. Normalden daha hızlı gelişen bitkiler, mikro-besin üretimi açısından yetersiz kalıyor. 

    Uluslararası Enerji Ajansı’nın paylaştığı rakamlara göre, enerji kaynaklı global karbon emisyonu, üç yıllık durağan seyrinin ardından yükselişe geçerek 2017 yılında rekor bir seviye olan 32,5 gigatona ulaştı. Bu rekorun, enerji talebindeki artış kadar, enerji verimliliği konusundaki çalışmalarda görülen yavaşlamadan da kaynaklandığı belirtiliyor. Yükselen karbon emisyonu ve iklim değişikliği, kuraklık ve sellere yol açarak tarım üretimini olumsuz etkiliyor. Nature Climate Change’in paylaştığı bilgiler, sorunun sadece üretim miktarı değil, ürünün kalitesi de olduğunu gösteriyor.