YUKARI

Sürdürülebilir İş

Eklenme Tarihi: 29 Ocak 2020

Microsoft 2030’da ‘karbon negatif’ olacak

  • Microsoft, şirket sürdürülebilirliği tarihinde bir ilke imza atarak 2030 yılında, bütün tedarik zincirlerinde karbon negatif olacağını duyurdu.

    Teknoloji devi Microsoft, 2025’e kadar yapılacak enerji satın alma anlaşmaları (PPA) yoluyla, bünyesinde barındırdığı veri merkezleri, binalar ve kampüslerde yüzde 100 yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğe geçişi planlıyor. Microsoft ayrıca 2030 yılına kadar da küresel araç filosunu tamamen elektrikli hale getirmeyi hedefliyor. Şirket tarafından; küresel anlamda karbon azaltma, yakalama ve uzaklaştırma teknolojilerinin gelişimini hızlandırmak için 1 milyar dolarlık ‘İklim Yenilik Fonu’ yaratılacağı ve bunun yanı sıra tedarikçilerin ve müşterilerinin karbon ayak izlerini azaltmak için söz konusu teknolojileri kullanmalarını sağlamak adına girişimlerin başlayacağı da açıklandı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Microsoft Başkanı Brad Smith, şu ana dek ‘karbon nötr’ bir şirket olmak için çalıştıklarını ve bunu başardıklarını, bundan sonraki hedeflerini ise ‘karbon negatif’lik olarak belirlediklerini söyledi.

    İnovasyon fonu oluşturacak

    Microsoft’un CEO’su Satya Nadella, şirketin amacına ulaşmak için 1 milyar dolarlık inovasyon fonu oluşturacağını söyledi. Bununla beraber beklentiler arasında karbon emici ormanları genişletmenin ötesinde, karbonu doğrudan havadan emen malzemeler kullanılması, yeraltındaki karbonun yakalanması ve depolanması, karbonun suda çözünmesine yardımcı olacak araçlar geliştirilmesi ve daha fazlası yer alıyor. Nadella, geçtiğimiz yılın gündemini de oluşturan iklim krizi hakkındaki çalışmalarını da şöyle ifade etti: “Bilimsel fikir birliği açıkça ortada. Bugün dünya, acil bir karbon kriziyle karşı karşıya. Emisyon yükseliş grafiğini kırmazsak ve sıcaklıklar yükselmeye devam ederse, bilim bize sonuçların yıkıcı olacağını söylüyor. Her birimizin bu konuda harekete geçmesi gerekiyor. Buna şirketler de dahil. Çünkü kimse bu makro sorunu tek başına çözemez. Ancak küresel bir teknoloji şirketi olarak üzerimize düşeni yapmak konusunda özel bir sorumluluğumuz var.”