YUKARI

Sürdürülebilir İş

Eklenme Tarihi: 18 Mart 2013

Özyeğin Üniversitesi’ne LEED Gold Sertifikası

  • 12 Mart 2013 Enerji Günlüğü
    2011-2012 akademik yılında Çekmeköy’de bulunan toplam 127 bin metrekare alana kurulu kampüsünde eğitime başlayan Özyeğin Üniversitesi, kampüsteki ilk iki binasına LEED Gold Sertifikası aldı. 

    Cambridge ve Princeton’ın binalarını da tasarlayan dünyanın önde gelen bir mimarlık firması tarafından çizimi yapılan Özyeğin Üniversitesi Çekmeköy Kampüsü, aday olarak gösterildiği LEED Sertifikası’nı kampüsteki ilk iki binası için ‘Gold’ derecesi ile aldı.

    Mühendislik Fakültesi ve Öğrenci Merkezi binaları ile sertifikaya ‘Gold’ derecesi ile hak kazanan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut, “Özyeğin Üniversitesi’nin yenilikçi vizyonunun somut bir örneği olan Çekmeköy Kampüsümüzü planlarken, bulunduğumuz çevreye hem kültürel hem fiziksel açıdan katkıda bulunacak bir tasarımı esas aldık.  Dünyanın önde gelen üniversitelerinin mimari yapıları örnek alınarak, doğal malzeme kullanımı ile ışık ve şeffaflığın ön plana çıktığı bir tasarım yapıldı.  Kampüsümüzde enerjiyi maksimum tasarrufta kullanabilmek için birçok sistem uygulandı ve en önemlisi üniversitemizde eğitim gören gençlerimizin motivasyonunu olumlu yönde etkileyecek, sağlıklı ve keyifli bir yaşam alanı sunmayı hedefledik.  Bugün, kampüsümüz içinde ilk inşa edilmis olan iki binamıza, uzun zamandır aday olduğumuz LEED Sertifikası’nı ‘Gold’ derecesi ile alan ilk Türk üniversitesi olmanın gururunu yaşıyoruz. “dedi.

    Kampüsün hem tasarım hem inşaat aşamasında uluslararası LEED Sertifikası’nın gerektirdiği özel koşulların sağlanmasına dikkat edildi. Buna göre Özyeğin Üniversitesi Çekmeköy Kampüsü’nde şu uygulamalar hayata geçirildi:

    • Bina arazisinde, inşaat esnasında ve sonrasında doğal yaşamın korunmasına azami ölçüde özen gösterildi; bina arazisinde bitkilendirilecek alanların oranı % 50’nin üzerinde tutuldu.

    • Yapılaşmanın altyapıya ve özellikle yağmur suyu şebekesine getireceği yükün en aza indirgenmesi için sert zeminlerin oranı düşük tutularak mümkün olduğunca geçirgen yüzeyler kullanıldı. Ayrıca çatıya ve diğer sert zeminlere düşen yağmur suyu toplanarak tekrar kullanılacak şekilde yapılandırıldı.

    • Bina ve oluşturulmakta olan kampüs çevresinde sunulan toplu taşıma olanakları ile bireysel araç kullanımı en aza indirgendi.

    Otoparkların büyük bir kısmı yer altına yapılarak görüntü kirliliğinin önüne geçildi ve “araç-davetkar” kampüs imaji verilmemeye dikkat edildi.

    • Bitkilendirilmiş yeşil çatı uygulamasıyla ısı adası miktarı azaltıldı.

    • Çevreye daha az zararlı hibrit ve düşük emisyonlu araçların kullanımını teşvik etmek amacıyla bu araçlara özel park yerleri ayrıldı.

    • Musluklardan toplanacak gri suyun arıtılarak sifonlarda tekrardan değerlendirilmesi ile önemli ölçüde su tasarrufu sağlandı.

    • Binadaki enerji harcayan tüm sistemler, LEED tarafından belirtilen prosedürlere uygun olarak denetlendi.

    • Bina kapsamında kullanılan aydınlatma ve mekanik sistemlerin enerji verimliliği ön planda tutuldu.

    • Binada her türlü sistemin enerji sarfiyatları enerji analizörleri ve akıllı bina otomasyon sistemleri vasıtasıyla gözlemlendi.

    • Proje kapsamında soğutma sistemlerinde çevre dostu soğutucu akışkanlar tercih edildi.

    Haberin detayına ulaşmak için tıklayınız.

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu