TSKB'den hava kirliliği raporu
Sağlık sorunlarının en önemli sebebi
Bu kirlilik tehlikeli boyutlara ulaştığı dönemlerde, plansız eğitim duraklamasına sebep olarak, çocukları ve gençleri olumsuz yönde etkileyebiliyor. Türkiye'de de hava kirliliğinin sağlık sorunlarının önemli sebeplerinden biri olarak ortaya çıktığını anlatan raporda, Washington Üniversitesi'nde bulunan Sağlık Metrikleri ve Değerlendirme Enstitüsü verilerine göre; Türkiye'de en çok ölüm ve sakatlığı bir araya getiren risk faktörleri arasında hava kirliliğinin de bulunduğundan bahsediliyor. Risk sıralamasında 2009'da 6'ncı sırada olan hava kirliliğinin 2019'da 5'inci sıraya yükselmesi dikkat çekiyor. Buna karşın, Dünya Bankası tarafından 2022'de yayınlanan Türkiye'ye ilişkin 'Ülke İklim ve Kalkınma Raporu', ülkenin hava kirliliğini azaltmada ilerleme kaydettiğini belirtiyor. Toz, polen, küf gibi 10 mikron ve daha küçük parçacıkları ifade eden PM10 (partikül madde) ve azot dioksit (NO2) konsantrasyonlarının, Türkiye'nin ekonomik büyümesine göre azaldığı gözlemleniyor.
Kamu özel iş birlikleri güçlendirilmeli
Hem dünyanın hem de Türkiye'nin hava kirliliği ile mücadele konusunda kat etmesi gereken uzun bir yol olduğunu ortaya koyan rapor, kamu ve özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Belediyelerin, şirketlerin ve bireylerin sorumluluk alarak birlikte atacağı adımların etkili olacağına değinen çalışmada, hava kirliliği ile mücadele kapsamında geliştirilecek finansman olanaklarının da ilavesiyle dünyanın ve Türkiye'nin hava kalitesinin artırılmasına destek olunacağı vurgulanıyor. Hava kirliliğinin yarattığı risklere sadece sağlık ve çevresel boyuttan bakılmaması gerektiğine işaret eden raporda, hava kirliliğinin, doğrudan ve dolaylı olarak ekonomiyi de etkilediği belirtiliyor.
Mutluluk her yaşta desteklenmeli
Rapora göre, iklim, su ve doğal kaynaklar gibi pek çok kalkınma temasıyla bağlantısı nedeniyle hava kirliliği ile mücadele neredeyse tüm Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile yakından ilişkili konumda bulunuyor. Bu genel çerçeve içinde, 3 numaralı 'Sağlık ve Kaliteli Yaşam', 6 numaralı 'Temiz Su ve Sanitasyon', 7 numaralı 'Erişebilir ve Temiz Enerji', 8 numaralı 'İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme', 11 numaralı 'Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar', 12 numaralı 'Sorumlu Üretim ve Tüketim', 13 numaralı 'İklim Eylemi', 14 numaralı 'Sudaki Yaşam' ve 15 numaralı 'Karasal Yaşam' amaçları ile doğrudan bir ilişki gözlemleniyor. 'Sağlık ve Kaliteli Yaşam' amacı ile sağlıklı yaşamın güvence altına alınması ve mutluluğun her yaşta desteklenmesi hedefinin önemli olduğunu vurgulayan rapor, bu amaç çerçevesinde 2030'a kadar zararlı kimyasallardan ve hava kirliliğinden kaynaklanan hastalık ve ölümlerin sayısının azaltılması planına dikkat çekiyor.
Hava kirliliği iklim değişikliğini iklim değişikliği hava kirliliğini tetikliyor
TSKB Ekonomik Araştırmalar’ın, hazırladığı ‘Hayat Bir Nefes Derinden’ raporunun öne çıkan diğer satır başları şöyle…
- Hava kirliliği ve iklim değişikliği arasında karmaşık bir ilişki bulunurken, bu ilişki 'madalyonun iki yüzü' olarak adlandırılıyor. Hava kirliliği, iklim değişikliğini etkilediği gibi iklim değişikliği de hava kirliliğini tetikliyor.
- Gelişmekte olan ülkeler daha yüksek hava kirliliği ile mücadele ederken, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve düşük gelir grubundakiler için hava kirliliğinin olumsuz etkileri daha hissedilebilir seviyede yaşanıyor.
- İklim değişikliği sebebi ile sayıları artan orman yangınları, çevrelerindeki bölgelerde hava kirliliğini artırdığı gibi bölgesel hava kalitesini de etkiliyor.
- Hava kirliliği kaynaklı küresel erken ölümler nedeniyle oluşan yıllık iş gücü geliri kayıpları, 1995 yılındaki 47 milyar dolardan 2015'te yaklaşık 179 milyar dolara ulaşmış durumda.
- Hava kirliliği nedeniyle erken ölümlerden kaynaklanan refah kaybının 2015'deki 3.16 trilyon dolardan 2060'da 18.3-25.3 trilyon dolara yükselebileceği öngörülüyor.
- Hava kirliliği, hava kalitesine bağlı olan tarımsal verimde bir azalmaya neden oluyor. Gelişmekte olan birçok ülkede sanayideki gelişmelerin ve kentleşmedeki artışın, tarım üzerindeki olumsuz etkileri hissediliyor.
-'2021 Yılı Dünya Hava Kalitesi Raporu'na göre, en yüksek ortalama PM2,5 konsantrasyonuna sahip ülke 76.9 μg/m3 değeri ile Bangladeş. Türkiye ise 20.0 μg/m3 değeri ile 117 ülke arasında 46'ncı sırada.