TSKB’den düşük karbon ekonomisine geçişe tam destek
Türk sanayisine ilk çevre temalı kredi
Ece Börü şöyle devam etti: “Bundan otuz yıl önce, 1990’lı yıllarda çevre yatırımlarını finanse etmek üzere uluslararası piyasalardan kaynak temin ederek Türk sanayisine ilk çevre temalı kredileri sunduk, 2000’li yılların başında ise yenilebilir enerji alanında proje finansmanına başladık. Aynı yıllarda gerek bankacılık faaliyetleri sonucu oluşan çevresel ve sosyal etkilerin yönetimi, gerek Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişinin desteklenmesi amacıyla bankanın tüm iş süreçlerini kapsayacak bir sürdürülebilir iş modeli hayata geçirdik. 2008’den bu yana da sıfır karbon bankacılık uygulamasını yürütüyoruz.”
Sürdürülebilirlik temalı yatırım payı yüzde 74
TSKB’nin finanse ettiği yenilenebilir enerji santralleri bugün Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünün yüzde 14’ünü oluşturuyor. Sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık temalı yatırımlar, bankanın kredi portföyünde yüzde 74 paya sahip. İklim değişikliğiyle mücadele ve Türkiye’nin düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde enerji ve doğal kaynakların etkin kullanımının önemine işaret eden Ece Börü şöyle devam etti: “Bugüne kadar 300’e yakın yenilenebilir enerji, 150’ye yakın enerji ve kaynak verimliliği projesine destek verdik. 2019 yılı sonuçlarımıza baktığımızda, Türkiye’nin karbon emisyonunun azaltılması yönünde, yenilenebilir enerji projelerimizle 11.2 milyon ton, enerji ve kaynak verimliliği projelerimizle 3.2 milyon ton olmak üzere toplam 14.4 milyon ton katkı sağladığımızı söyleyebiliriz.”
İyi örneklerin çoğalması için entegre raporlama önemli
İş ve finans dünyasında sürdürülebilirlik alanındaki iyi örneklerin çoğalması için entegre raporlamanın önemine de değinen Ece Börü sözlerini şöyle tamamladı: “Sürdürülebilirlik kriterlerini hayata geçirerek hem bankamız hem de ülkemiz için yarattığımız değerin tüm detaylarını entegre faaliyet raporlarımızla kamuoyu ile paylaşıyoruz. Her yıl yayınladığımız bu raporu; tüm faaliyetlerimizin sosyal etkisini, sermaye öğelerimizle değer yaratma modelimizi nasıl entegre ettiğimizi şeffaf şekilde ortaya koyduğumuz önemli bir deneyim paylaşım noktası olarak görüyoruz.”