TSKB 2020’de 1.2 milyon metreküp suyu korudu
2050’de 5.7 milyar kişi su sıkıntısı çekecek
İçinde bulunduğumuz dönemde su tüketiminin kontrolsüz ve hızlı bir biçimde artmaya devam etmesiyle birlikte su tasarrufunun önünde büyük bir engel bulunuyor. Dünyada gelir artışıyla birlikte değişen beslenme alışkanlıkları ve artan tüketim miktarı, iklim krizinden en fazla etkilenen kaynaklar arasında olan suyun sürekli olarak gündeme gelmesine sebep oluyor. Nüfus artışı da göz önünde bulundurulduğunda su kullanımındaki artışın yükselmeye devam edeceği öngörülüyor. Yapılan araştırmalara göre; 2050 yılı itibarıyla yılın en az 1 ayı şiddetli su sıkıntısı yaşaması beklenen insan sayısının yaklaşık 5.7 milyara yükseleceği tahmin ediliyor. Kurak dönemlerin sayı ve süresindeki artış beklentisi, yağışların orantısız şiddet ve dağılımda olması gibi değişiklikler ise suyun döngüsünü bozuyor. Bu durum, göllerin kurumasına sebep olurken, yer altı su rezervlerinin azalması tehdidiyle de karşı karşıya kalınıyor.
Su yönetimi ile ekonomiye katkı sağlıyor
Yatırımlarla korunan su miktarı TSKB için önemli bir performans göstergesi oluşturuyor. Suyun verimli kullanılmasına yönelik yatırımları ‘kaynak verimliliği’ teması altında uzun zamandır finanse eden TSKB, 2020 yılı sonu verilerine göre, finanse ettiği projeler ile yıllık 1.2 milyon m³ suyun korunmasını sağladı. Tüm yatırım projelerine uyguladığı kredi değerlendirme metodolojisiyle TSKB, su ve atık su konusunu bir risk faktörü olarak ele alıyor. Üretim süreçlerinde su tüketimi olan firmaları su verimliliği, su tedariki, atık sularının nasıl arıtıldığı ve değerlendirdiği konularında detaylı incelemeye tabi tutuyor. TSKB, su stresi ile mücadelede attığı somut adımlar sayesinde verimli su yönetimi ile ekonomik büyüme ve istihdamın artmasına da katkı sağlıyor. Tüm bankacılık faaliyetlerini uluslararası kabul görmüş sürdürülebilirlik prensiplerine göre yürüten TSKB, sağladığı finansman olanakları ile 17 BM Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nın 7’sine yönelik doğrudan değer yaratıyor. TSKB’nin düşük karbonlu ve kapsayıcı bir ekonomiye geçiş yönünde temiz enerji, enerji ve kaynak verimliliği, kadın istihdamı gibi çevresel ve sosyal temalı yatırımlara sağladığı finansman, kredi portföyünün yüzde 74’ünü oluşturuyor.