9 Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

Stern Raporu, Global Isınma, Kuşaklararası Adalet ve Iskonto Oranı

Stern Raporu, Global Isınma, Kuşaklararası Adalet ve Iskonto Oranı
9
“The map appears to us more real than the land.”
D. H. Lawrence



Kuşaklar arası adalet bir etik problemi oluşturabildiği gibi, toplumsal organizasyon açısından da bir problemdir. Uzun dönemli bir proje için yatırım kararı verilirken hem bugünkü kuşakları, hem de gelecek kuşakları ilgilendiren bir seçim yapılmaktadır ve, demokrasiden bahsediyorsak, karar alma kriteri ve süreci bizi ilgilendirmek zorundadır. Pozitif bir zaman tercihi faktörü kullanmamız bugünümüzü yarınımıza ve kendi refahımızı gelecek kuşakların refahına tercih ettiğimizi gösterir. Bunun tersi de doğru olabilir. Maliyet-yarar analizi yaparken ilgili aktörlerin faydalarının eşit ağırlık taşıdığını varsayıyoruz ama zamana yayılan bir projede bunu yapmıyoruz. Bir örnek daha verilebilir: enflasyon da bir vergi olduğuna göre, bugün vergi vermeyenler hem enflasyon aracılığıyla diğerlerinin bugününe zarar veriyorlar, hem de gelecek kuşaklara -bugün duruma müdahale edemeyecek olanlara- negatif miras bırakmış oluyorlar. İç ve dış borçlanmada da aynı tercihler söz konusu. Keza, nükleer atıkları geleceğe devretmek ya da gelecekte iklimin değişmesini önlemek için şimdiden yatırım yapmak gibi daha da uzun dönemli ve kritik konularda da zaman tercihi önemli olmak zorunda. Peki, kuşaklararası adalet tanımımız nasıl olmalı ve gelecek kuşaklara bizim borçlarımızı ödeme yükümlülüğü bırakmamız hangi sınıra kadar adil olabilir?

Frank Ramsey’in 1928'de sormuş olduğu soruyu tekrar sorabiliriz: sıfır dışında bir zaman tercihi faktörü kullanmaya ahlaki açıdan hakkımız var mı? Bilindiği gibi, 26 yaşında genç bir dahi olarak öldüğü zaman iktisata da katkıda bulunmuş bir Cambridge mantıkçısı ve matematikçisi olan Ramsey, "sosyal faydanın" kuşaklararası iskonto haddinin sıfır olduğunu ahlaki bir zorunluluk olarak varsaymıştır. Bunun anlamı bugünkü kuşağın gelecek kuşaklarla arasında kendi lehine bir fark görmemesi gerektiği saptamasıdır (kuşaklararası altrüizm-diğerkamlık). Ramsey, muhtemelen, bugünkü kuşağın afaki bir gelecek için feda edilmeye razı olacağını düşünmemiş ve problemi varolmayan ve, dolayısıyla, kendi haklarını savunamayan kuşaklara haksızlık yapılmaması noktasından tanımlamış. Modern iktisat teorisinde, üstüste binen kuşaklar sınıfı dinamik modellerde pozitif miras bırakma de tartışılıyor. Ramsey zamanında bu konuyu tartışmamış ve kuşaklararası nötr olmayı adalet açısından yeterli görmüş. Ayrıca, Ramsey işgücü (nüfus) artış hızını sıfır varsaymıştır.

Kaynak: Yazarlarımız