Küresel Riskler raporuna göre çevresel riskler artıyor
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), bu hafta yapılacak Davos Zirvesi öncesinde Küresel Riskler 2015 raporunu yayınladı. Raporda dünyanın gelecek 18 ay ile 10 yıllık süre zarfında yaşabileceği 28 önemli risk ve bu risklere yol açan 13 trend ortaya kondu.
Riskler, ‘ekonomik, çevresel, jeopolitik, toplumsal ve teknolojik’ kategorileri altında incelendi. Weforum’un 900 üyesi ile geçtiğimiz yılın temmuz- eylül döneminde gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre, gelecek 18 ay içinde en olası risklerin başında devletler arasında yaşanabilecek sorunlar geliyor. Olağandışı hava koşulları, ulusal yönetimlerin çökmesi, devletlerin çökmesiyle oluşabilecek krizler diğer önemli riskler olarak öne çıkerken, işsizlik ya da eksik işgücü, doğal afetler, iklim değişikliğine adaptasyonda başarı sağlanamaması, su krizi, veri hırsızlığı ve siber saldırılar olasılığı en yüksek riskler.
Yaratacağı etki açısıdan en büyük riskler ise şöyle sıralanıyor: Su krizi, salgın hastalıklar, kitle imha silahları, iklim değişikliği, enerji fiyatı şoku, altyapı çöküşü, mali kriz, işsizlik ve ekosistemin çöküşü.
Jeopolitik sorunlar ve salgınlar, en büyük riskler arasında gösterilirken, çevresel riskler de ekonomik risklerden ağır basmaya başladı. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve su krizi gibi endişeler çevresel risklerin ağırlığını artırdı.
WEF’in raporunda hangi bölgenin hangi risklere daha açık olduğuna dair tespitlere yer verildi. WEF’in tahminlerine göre Türkiye’nin de bulunduğu coğrafya, Avrupa cephesinden “yapısal işsizlik” riski ile karşı karşıya kalırken, Ortadoğu’dan bakınca da “iç çatışma ve devlet sisteminin çökmesi” gibi riskler taşıyor. Bölgenin uzun süre yaşaması beklenen risk ise su kıtlığı.
Kaynak: Haberler