10 Eşitsizliklerin Azalması

İngiliz Bahçesi

İngiliz Bahçesi
10
Oranın adı neden İngiliz Bahçesi’ydi bilmiyorum ama o ağacın bir çınar ağacı olduğunu, yazın sıcağından koruyan cömert gölgesi, salıncaklarımızı taşıyan güçlü dallarıyla çocukluk anılarımızda önemli bir yer tuttuğunu hatırlıyorum. Havalar ısınınca uçurtma telaşı başlardı evlerde. Tavan aralarından ya da bodrumlardan çıkan uçurtmalar onarılır ya da aerodinamikten anladığını düşündüğümüz babaların, amcaların öncülüğünde yeni model uçurtmalar tasarlanırdı. Ama ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın meltem rüzgarlarında savrulan uçurtmalarımızı ağacın dallarına dolanmaktan kurtaramazdık. Böyle durumlarda en cabbar arkadaşlardan biri ağacın tepesine tırmanıp da orasını burasını berelemek uğruna kendisini feda eder ve uçurtmayı çok yara almadan kurtarmaya çalışırdı. Bir uçurtma aşağılara doğru süzülüp de ağacın tepesine indi mi balkonlarında beş çayına oturmuş anneler, teyzeler yerlerinden kalkıp dikkat kesilir, ağacın tepesindeki çocuğun annesi aman düşmesin diye direktifler verir, hatta bazen zorlu bir kurtarma operasyonunun ardından kahramanımız balkonlardan alkış bile toplardı.

Balkonumuzun bir yönü körfeze, diğer yönü çınar ağacına bakardı. Ev ahalisi de ruh haline göre melankolik bir günde deniz manzarasını, neşeli bir günde ağaca doğru oturmayı seçebilirdi. Çocukluğumun körfezi İzmir’liler dışında herkese pis kokardı. Bizse o pis kokuya duyarsızlaşmış olmalıyız ki, ancak uzun seyahatler ardından, Halkalı yönünden şehir merkezine ilk giriş biraz sancılı olur, sonra burnumuz kokuya tekrar alışırdı. Şimdiyse başka bir şehirde yaşıyorum ama memleketime yaptığım kısa ziyaretlerde artık öyle bir koku almıyorum. İzmir Belediye’sinin önemli çalışmaları ile bu sorun çözülmüş gibi görünüyor. Keşke bir gün rahmetli babaannemin pek keyifle anlattığı Karataş Deniz Banyoları da yeniden hayat bulsa.

Gelelim İngiliz Bahçesi’ne. İngiliz bahçelerinin aslında bir bahçe düzenleme tarzı olduğunu da yıllar sonra öğrendim. Peyzaj çalışmalarının ve bitkilerle süslemelerin çok yoğun olarak kullanıldığı o kraliyet bahçelerindeki yaklaşımın aksine, 19. Yüzyılda yavaş yavaş yayılmaya başlamış bu yeni moda bahçelerde doğal bir manzara yaratılmaya çalışılmış, yapay görüntülerden uzaklaşılmıştır.

İzmir’deki İngiliz Bahçesi’nin isminin bu bahçe tarzından mı yoksa parkın kurucularından mı geldiği bilinmese de çok eskilere dayanan bir mesire yeri olduğunu biliyoruz.

Kaynak: Yazarlarımız